1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. ZAMANAŞIMI – KAMBİYO SENEDİ – BONO VASFI – ZAMANAŞIMI DOLDUKTAN SONRA YENİLEME YAPILMASI

ZAMANAŞIMI – KAMBİYO SENEDİ – BONO VASFI – ZAMANAŞIMI DOLDUKTAN SONRA YENİLEME YAPILMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Bono vasfını taşıyan kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takipte,  olayda uygulama yeri bulunmayan çeklere dair zamanaşımı hükümlerini düzenleyen aynı kanunun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanarak sonuca gidilmesi isabetsiz ise de, sonuçta borçlunun istemi kabul edilerek icranın geri bırakılmasına karar verildiğinden sonucu itibarı ile doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
 
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/8885 K: 2015/20595 K.T.: 10.09.2015
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR : Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımı süresinin geçtiğini ve bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, icranın geri bırakılması istemiyle icra mahkemesine başvurmuştur.
Mahkemece, borçlunun murisine ait olup henüz tapuda adına intikal görmemiş miras payı bulunan taşınmazlar üzerine konulan hacizler sebebiyle İİK.nun 121.maddesi uyarınca izale-i şuyu davası açmak üzere alacaklıya yetki verilmesine dair icra mahkemesinin karar tarihi olan 08.02.2011 tarihi ile Sulh Hukuk Mahkemesi’nce ortaklığın giderilmesine dair davanın reddine dair karar tarihi olan 05.03.2014 tarihleri arasında TTK’nun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı belge, kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, uyuşmazlık konusu olayda takip dayanağı senedin tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK.’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK.nun 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. Diğer yandan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK.’nun 662. maddesine göre; “Müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir.” Ayrıca, başlatılan takipte zamanaşımı süresince, alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir.
Somut olayda; ödeme emrinin borçluya 10.10.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği, 30.12.2003 tarihinde menkul haczi yapıldığı, 22.12.2008 tarihinde dosyanın yenilendiği, 23.08.2010 tarihinde borçlunun murisinden intikal edecek gayrimenkullere haciz konduğu, alacaklı vekilinin, İİK’nun 121. maddesi uyarınca 24.01.2011 tarihinde dosyanın icra mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, icra mahkemesince talep doğrultusunda karar verildiği, alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası üzerine tesis edilen Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05.03.2014 tarih ve 2011/253 Esas, 2014/205 Karar sayılı kararına dayalı olarak 07.07.2014 tarihinde satışın talep edildiği görülmektedir.
Her ne kadar alacaklının icra müdürlüğünden yetki alarak açtığı ortaklığın giderilmesi davası zamanaşımını kesen bir dava değil ise de; İİK’nun 121. maddesine göre 24.01.2011 tarihinde yapılan talep ile ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan 07.07.2014 tarihli satış talebi zamanaşımını keser (Bununla birlikte anılan bu iki tarih arasında da 3 yıllık sürenin geçtiği görülmektedir).
Ancak, alacaklının, borçluya ödeme emrinin 10.10.2004 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 22.12.2008 tarihli yenileme talebine kadar alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmadığı ve bu tarihler arasında 3 yıllık zamanaşımının dolmuş olduğu anlaşılmaktadır. Zamanaşımının dolmasından sonra alacaklının işlem yapması halinde ise zamanaşımının kesilmesi ve yeniden zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlaması mümkün değildir. Bir diğer ifade ile alacaklının zamanaşımının dolmasından sonra takip dosyasında icra işlemi yapmış olması, ona yeni bir hak bahşetmez. Dolayısı ile alacaklı vekilinin, zamanaşımının gerçekleşmesinden sonra İİK’nun 121. maddesi uyarınca yaptığı talep ile zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başladığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, 1010.2004 ve 22.12.2008 tarihleri arasında 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, icra mahkemesince İİK’nun 121. maddesi hükmü uyarınca verilen kararın tarihi ve ortaklığın giderilmesi davasının reddine karar verilen tarih esas alınarak sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, bono vasfını taşıyan kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takipte, tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK.’nun bonolara dair 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması yerine, somut olayda uygulama yeri bulunmayan çeklere dair zamanaşımı hükümlerini düzenleyen aynı kanunun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanarak sonuca gidilmesi isabetsiz ise de, sonuçta borçlunun istemi kabul edilerek icranın geri bırakılmasına karar verildiğinden sonucu itibarı ile doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları