1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 11. Hukuk Dairesi
  4. YOLCUNUN TRAFİK KAZASINDA ÖLÜMÜ NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT – HATIR TAŞIMASI – FAİZİN OLAY GÜNÜNDEN İTİBAREN YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİ – İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞINDA AYRI AYRI VEKALET ÜCRETİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

YOLCUNUN TRAFİK KAZASINDA ÖLÜMÜ NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT – HATIR TAŞIMASI – FAİZİN OLAY GÜNÜNDEN İTİBAREN YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİ – İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞINDA AYRI AYRI VEKALET ÜCRETİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Yerel mahkemece, kabul edilen manevi tazminatlara da olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır. Yine, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin eşi ve çocukları olup her biri için davanın aynı sebepten doğduğu, birlikte açılan davada davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu, hüküm altına alınan manevi tazminat üzerinden ihtiyari dava arkadaşlarından her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekeceği göz ardı edilerek, tazminatın toplamı üzerinden vekalet ücreti hesaplanmak suretiyle davacılar yararına noksan vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır. 
T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2015/12364 K: 2017/191 K.T.: 11.01.2017
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2015 tarih ve 2014/497-2015/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillari tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; 19/07/2011 tarihinde …. yolunda meydana gelen trafik kazasında otobüsün devrilmesi sonucu otobüs içerisinde yolcu konumunda olan davacıların murisi ……’in yaşamını yitirdiğini, kazada kusurun tamamen araç sürücüsüne ait olduğunu, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesi nedeniyle manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; sürücünün olay yerinde hayatını kaybettiğini, …’ın ikinci şoför olduğunu, müvekkili …’un sadece bilet satmakla sorumlu olduğunu, kazada hayatını kaybeden …’in biletli yolcu olmadığını, hatır taşımasının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların taşıma işini yapanlar olduğu, davacıların murisinin polis memuru olduğu ve kaza yapan otobüse yolcu olarak bindiği, bindiği aracın ticari araç olup ücretli taşıma yaptığı, ölenin kazada kusursuz olduğu, araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, ekonomik durumları da gözetilerek davacıların herbiri için 30.000 TL manevi tazminata hükmetmenin dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacılar dava dilekçesinde, kabul edilecek manevi tazminatlara olay günü olan 19.07.2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişlerdir. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, kabul edilen manevi tazminatlara da olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır. Yine, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin eşi ve çocukları olup her biri için davanın aynı sebepten doğduğu, birlikte açılan davada davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu, hüküm altına alınan manevi tazminat üzerinden ihtiyari dava arkadaşlarından her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekeceği göz ardı edilerek, tazminatın toplamı üzerinden vekalet ücreti hesaplanmak suretiyle davacılar yararına noksan vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. numaralı bendindeki “dava tarihinden” ibaresinin çıkarılarak yerine “olay tarihi olan 19.07.2011 tarihinden” ibaresinin yazılmasına; hükmün 8. numaralı bendinin hüküm fıkrasında çıkarılarak yerine 8. bent olarak “Davacılar kendini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan….ne göre hesaplanan manevi tazminat için her bir davacı yararına ayrı ayrı 3.600,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle davacılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.610,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları