1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 10. Hukuk Dairesi
  4. YERSİZ ÖDENEN ÖLÜM AYLIKLARININ GERİ ALINMASI – KAYINPEDERİ İLE EVLENEN DAVALIYA ÖDENEN ÖLÜM AYLIKLARI – DÜRÜST DAVRANMA VE İYİ NİYET KURALLARINA AYKIRI DAVRANIŞ – KURUMUN İŞLEMİNİN HATALI OLMADIĞI

YERSİZ ÖDENEN ÖLÜM AYLIKLARININ GERİ ALINMASI – KAYINPEDERİ İLE EVLENEN DAVALIYA ÖDENEN ÖLÜM AYLIKLARI – DÜRÜST DAVRANMA VE İYİ NİYET KURALLARINA AYKIRI DAVRANIŞ – KURUMUN İŞLEMİNİN HATALI OLMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Dürüst davranma” başlığını taşıyan 2. maddesinde, herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, “İyi niyet” başlıklı 3. maddesinde, kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyi niyetin varlığı olduğu, ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı belirtilmiş olup, eşini kaybeden 1958 doğumlu davalının kendisinden 37 yaş büyük 79 yaşındaki 1921 doğumlu kayınpederi ile evlenmesi, yaklaşık 1 yıl sonra gerçekleşen ölüm sonrasında aylık talebinde bulunması, kesinleşen yargı kararıyla mutlak butlana dayalı olarak evliliğin iptal edilmesi, Kurumun Nüfus Müdürlüğü’nün resmi belgelerini esas alarak tahsisi gerçekleştirmesi gözetildiğinde, yersiz ödeme olgusunda Kurumun hatalı işleminin söz konu olmadığının, kasıtlı veya kusurlu davranışı bulunan davalının iyi niyetli kabul edilemeyeceğinin ve 5510 sayılı Kanun’un 96/1-(a) maddesi kapsamında uygulama yapılmasının yerindeliğinin belirgin bulunmasına göre temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
E: 2014/24572 K: 2015/20736 K.T.: 26.11.2015
“İçtihat Metni”
Dava, yersiz ödenen ölüm aylıkları ve karşılanan sağlık hizmet giderlerinin yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
13.06.1999 tarihinde eşini kaybeden davalının 29.11.2000 günü eşinin babası olan kayınpederi ile evlendiği, 01.01.2002 tarihinde anılan kişinin ölümü ve 31.01.2002 günü tahsis başvurusunda bulunması üzerine davalıya son eşi konumundaki bu kişi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince davacı Kurumca ölüm aylığı bağlandığı, sonrasında durumu fark eden Kurum tarafından aylık bağlama işlemi iptal edilerek 10.03.2010 tarihinde Artova Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’ne evliliğin iptali, 05.05.2010 günü ise işbu geri alım davasının açıldığı, yapılan yargılama sonunda mutlak butlan sebebine dayalı olarak evliliğin iptali yönünde verilen 16.01.2013 gün ve 149/3 sayılı kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nce 10.12.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Dürüst davranma” başlığını taşıyan 2. maddesinde, herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, “İyi niyet” başlıklı 3. maddesinde, Kanunun iyi niyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyi niyetin varlığı olduğu, ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı belirtilmiş olup, eşini kaybeden 1958 doğumlu davalının kendisinden 37 yaş büyük 79 yaşındaki 1921 doğumlu kayınpederi ile evlenmesi, yaklaşık 1 yıl sonra gerçekleşen ölüm sonrasında aylık talebinde bulunması, kesinleşen yargı kararıyla mutlak butlana dayalı olarak evliliğin iptal edilmesi, Kurumun Nüfus Müdürlüğü’nün resmi belgelerini esas alarak tahsisi gerçekleştirmesi gözetildiğinde, yersiz ödeme olgusunda Kurumun hatalı işleminin söz konu olmadığının, kasıtlı veya kusurlu davranışı bulunan davalının iyi niyetli kabul edilemeyeceğinin ve 5510 sayılı Kanunun 96/1-(a) maddesi kapsamında uygulama yapılmasının yerindeliğinin belirgin bulunmasına göre temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları