1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 10. Hukuk Dairesi
  4. YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ DAVASI – YURT DIŞI ÇALIŞMA – SİGORTA BAŞLANGICI

YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ DAVASI – YURT DIŞI ÇALIŞMA – SİGORTA BAŞLANGICI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: 3201 sayılı kanun kapsamında borçlanmaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihini de kapsayan tarihler arası yurt dışı çalışmaların, tasfiye edilip edilmediği usulünce yapılacak araştırmayla belirlenmeli; tasfiye edildiğinin anlaşılması halinde ve Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte başkaca rant sigortasına girişin bulunup bulunmadığı usulünce araştırılmalı, sonucuna göre, sigorta başlangıcıyla tahsis istemine dair davacı istemi yeniden değerlendirmeli ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.

T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
E: 2013/10836 K: 2013/12561 K.T.: 05.06.2013

DAVA: Dava, Alman rant sigortasına giriş tarihi olan 18 yaşın ikmal edildiği 29.07.1976 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi ve aksi kurum işleminin iptali ile 01.06.2012 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR: Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya dair 29. maddesinin 4. bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür. Ancak anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, Alman Rant sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde yurt dışı borçlanmasının usulünce yapılması halinde mümkündür.
Diğer taraftan, dava dosyası içerisinde yer alan 14.02.1984 tarihli tercümeli Alman Mercii yazısına göre, davacının, 18.01.1984 tarihli dilekçesi üzerine 10.09.1973-25.12.1983 tarihleri arası çalışma süresine dair olarak primlerinin iade edildiği belirtilmektedir.
Prim iadesi suretiyle tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerindeki tasfiye edilme hali, söz konusu yurt dışı sürelerinin, 3201 sayılı kanun uyarınca borçlandırılarak sigortalının sosyal güvenliği bakımından değerlendirilmesinde, aksine bir düzenleme bulunmadığından engel değildir. Ancak tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerin, sigortalılık başlangıcında esas alınabilmesi mümkün de bulunmamaktadır.
Çünkü, Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında bağıtlanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya dair 29. maddesinin 4. bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini belirtmekle birlikte, anılan hükmün uygulanabilirliği, her iki ülke mevzuatına göre dikkate alınabilecek bir sigortalılık süresinin bulunması halinde mümkündür.
Sigortalı hizmetlerin tasfiye edilmesi halinde, tasfiyeye uğramış hizmetlerin sosyal sigorta hukuku açısından geçerliliğini yitirmiş sayılması ve artık her iki ülke mevzuatına göre nazara alınabilecek bir sigortalılık süresi kalmayacağından, Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında aktedilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya dair 29. maddesinin 4. bent hükmü uyarınca, rant sigortasına giriş tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak sayılması mümkün olmayacaktır. Kuşkusuz bu halde sigorta başlangıcı, 3201 sayılı kanunun 5. madde hükmü çerçevesinde belirlenmesi gerekecektir.
Şu halde yapılması gereken iş; 3201 Sayılı Kanun kapsamında borçlanmaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihini de kapsayan 10.09.1973-25.12.1983 tarihleri arası yurt dışı çalışmaların, tasfiye edilip edilmediği usulünce yapılacak araştırmayla belirlenmeli; tasfiye edildiğinin anlaşılması halinde ve Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte başkaca rant sigortasına girişin bulunup bulunmadığı usulünce araştırılmalı, sonucuna göre, sigorta başlangıcıyla tahsis istemine dair davacı istemi, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde yeniden değerlendirmeli ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları