1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. YARGILAMA HARÇLARININ VE GİDER AVANSININ ÖDENMESİ – KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLU İLE TAKİP – GİDER AVANSININ ŞİKAYET VE İTİRAZLARDA UYGULANMASI

YARGILAMA HARÇLARININ VE GİDER AVANSININ ÖDENMESİ – KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLU İLE TAKİP – GİDER AVANSININ ŞİKAYET VE İTİRAZLARDA UYGULANMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Borçlular tarafından masraf eksikliğini tamamlamak için süre istemeleri durumununda HMK’nın 120/2. maddesi koşullarında değerlendirilerek süre verilmesi gerekirken, anılan yasal düzenleme dikkate alınmayarak yazılı gerekçe ile eksik ve yanılgılı değerlendirme ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/18899 K: 2015/29920 K.T.: 30.11.2015
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, borçluların icra mahkemesine; borca itiraz nedeniyle yaptıkları başvuru mahkemece; gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.
İtiraz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK’nın 114. madesinin “g” bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, anılan kanunun 115. maddesinin 1. fıkrasında bu koşulun mevcut olup olmadığının mahkemece kendiliğinden davanın her aşamasında araştırılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.
HMK’nın “Harç ve Avans Ödemesi” başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların her yıl Adalet Bakanlığı’nca tarife ile belirleneceği, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda ise davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda 07/05/2015 tarihli 1 nolu celse de borçlular tarafından “masraf eksikliğini tamamlayacağız, vekaletname sunacağız, süre istiyoruz” şeklindeki beyanları HMK’nın 120/2. maddesi koşullarında değerlendirilerek süre verilmesi gerekirken, anılan yasal düzenleme dikkate alınmayarak yazılı gerekçe ile eksik ve yanılgılı değerlendirme ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İcra ve İflas Kanunu’nda bir hüküm olmayan hallerde ancak, İcra ve İflas Kanunu’nda açıkca gönderme olması (İİK 50, 68/a4 vb.) veya bu Kanun’un özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması halinde uygulanabilir.
Gider avansı HMK’nın 120. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yazılı yargılama Usulü ile ilgili hükümleri arasında yer almaktadır. HMK 322. maddesi, “Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hallerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü gereğince gider avansını düzenleyen HMK 120. maddesi hükmü basit yargılama usulüne tabi davalarda da uygulanmaktadır.
İİK’nın 16 ve devamı maddelerinde düzenlenen şikayet HMK 118. maddesinde düzenlenen dava niteliğinde olmayıp İcra ve İflas Hukukuna özgü bir kanun yoludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ve Dairemizin şikayet dilekçesinin HMK 119. maddesindeki şartları taşımasının zorunlu olmadığı, karşı tarafın yazılı veya hiç gösterilmemesinin sonuca etkisinin bulunmadığına yönelik süreklilik kazanan kararları bulunmaktadır (HGK’nın 17/10/2012, 2012/12-368 E.-2012/775 K., 12. H.D.’nin 04/03/2013, 2012/31220 E. – 2013/7095 K.; 12. H.D.’nin 06/05/2013, 2013/8640 E. – 2013/17276 K.).
Ayrıca gider avansının şikayetler ve itirazlarda uygulanması için İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesinde ve diğer maddelerinde bir düzenleme bulunmamaktadır. Gider avansının icra mahkemelerinde görülen dava niteliğinde olmayan itiraz ve şikayetlerde uygulama yerinin bulunmadığı bu konuda Tebligat Kanunu ‘nun uygulanması gerektiği yönündeki görüşe katılmaktayım (Kuru, Baki İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, Ankara 2013, s. 104, 276, 337, 715, 778, 943, 1042).
İcra ve İflas Kanunu’nun 18. maddesinin 1. fıkrasında şikayetlerde basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, 2. fıkrada ise duruşma yapılmasına gerek görülen hallerde taraflar gelmeseler bile gereken kararın verileceği öngörülmüştür. Bu hüküm şikayete özgü özel bir usul hükmüdür.
Şikayetlerde gider avansının kesin sürede yatmaması nedeniyle HMK’nın 114/1-g ve 115/2. maddelerine göre usulden reddinin kabulü bu hükmün uygulanmasını ortadan kaldırmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Yönetmeliği’nin 45. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun gider avans tarifesinin 4. maddesinde gider avansı, delil avansını da kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Oysa gider avansı ile HMK 324 maddede düzenlenen delil avansının hüküm ve sonuçları farklıdır. Gider avansı alınmasının sonucu davanın açılmamış sayılması (HMK 114 ve 120. maddeleri) iken, delil avansı yatırılmamasının sonucu ise sadece avansı yatırılmayan delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasıdır. Çoğu şikayet, keşif bilirkişi ve tanık gibi delillere gerek olmaksızın icra mahkemelerince icra dosyasının incelemesi ile karara bağlanabilmektedir. Bu tür şikayetler için şikayetin başında gider avansı adı altında keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderlerin şikayetçiden alınması HMK 120. maddesi gereçesinde yer alan “davaların gecikmesinin önüne geçilmesi” amacına da hizmet etmeyeceği düşüncesindeyim. Bu konuda Tebligat Kanunu’nun 5 ve 34/II. madde hükümleri uygulanmalıdır. Şöyle ki; şikayet eden, şikayet dilekçesinin karşı tarafa tebliği giderini, şikayetin duruşmalı incelenmesine karar verilirse, duruşma davatiyesi giderini peşin ödemek durumundadır. Aksi halde şikayetçi, şikayetinden vazgeçmiş sayılır. İcra mahkemesi şikayetin incelenmesi sırasında keşif ve bilirkişi incelemesine veya tanık dinlenmesine karar verilirse delil avansı istemeli, süresinde delil ikamesi avansı yatırılmazsa, avansı yatırılmayan delil dışındaki delillere göre şikayet konusunda bir karar verilmelidir.
Somut olayda borçlunun borca ve takibe itiraz ettiği, mahkemece gider avansı yatırılmadığından davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir. Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca gider avansı, icra mahkemelerinde görülen ve dava niteliğinde olmayan itiraz ve şikayetlere uygulanamayacağından mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesi ile bozulması yerine yazılı gerekçe ile mahkeme kararının bozulmasına yönelik Dairemiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları