1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. YARALAMA NEDENİYLE HÜKMEDİLECEK TAZMİNATIN MİKTARI – MANEVİ TAZMİNATIN BELİRLENMESİ

YARALAMA NEDENİYLE HÜKMEDİLECEK TAZMİNATIN MİKTARI – MANEVİ TAZMİNATIN BELİRLENMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Somut olayda; davalı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmış, dosya arasındaki doktor raporunda yüzünde ve yanaklarda kızarıklık olduğu belirtilmiştir. Yaralanmanın şekli nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olduğundan hüküm bozulmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2014/6030 K: 2015/1277 K.T.: 03.02.2015
Davacı M… vekili Avukat …tarafından, davalı M… aleyhine 16/05/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/01/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazları yönünden;

Dava, haksız fiil nedenine dayalı manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Davalının, Bulancak Sulh Ceza Mahkemesinde basit yaralama suçundan yargılandığı, cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda; ceza mahkemesi dosyası içeriğinden davalının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, dosya arasındaki doktor raporunda yüzünde ve yanaklarda kızarıklık olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. O halde, olay tarihi, olayın gelişimi, yaralanmanın şekli ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları