1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 18. Hukuk Dairesi
  4. VASİ TAYİN TALEBİ – KISITLILIK KARARIN VERİLMESİNE SEBEBİYET VEREN ŞARTLAR

VASİ TAYİN TALEBİ – KISITLILIK KARARIN VERİLMESİNE SEBEBİYET VEREN ŞARTLAR

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Somut olayda; mahkemece, Adli Tıp Kurumundan ve Silivri Devlet Hastanesinden rapor alınarak kısıtlanması istenilenin akli durumu değerlendirilmiş ise de, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da taraflara delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanarak birlikte değerlendirmesi yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
T.C.
Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
E: 2014/10721 K: 2014/17007 K.T.: 25.11.2014
Dava dilekçesinde, R.Y.’ye vasi tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y   K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; babası R.Y.’nin yaşlılığı ve geçirdiği hastalıklar sebebiyle geleceği hakkında karar verme yeteneğinden yoksun olduğunu, ayrıca hayatın olağan akışına uygun olmayan harcamalar yaptığını, hukuki ve fiili ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek vasi tayin edilmesini istemiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan; 406. maddesinde ise, savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi  sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; mahkemece, Adli Tıp Kurumundan ve Silivri Devlet Hastanesinden rapor alınarak kısıtlanması istenilenin akli durumu değerlendirilmiş ise de, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da taraflara delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanarak birlikte değerlendirmesi yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarı açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları