1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. UYAP’TAN MAZERET GÖNDERİLMESİNE RAĞMEN DİLEKÇE EKİNDE MASRAF BULUNMAMASI HALİNDE MAZERETİN REDDİNİN GEREKMEYECEĞİ – DURUŞMA GÜNÜNDEN NE ŞEKİLDE HABERDAR EDİLECEĞİNİN BİLDİRİLMEMESİ GEREKÇESİ İLE MAZERETİN REDDİNE KARAR VERİLEMEYECEĞİ

UYAP’TAN MAZERET GÖNDERİLMESİNE RAĞMEN DİLEKÇE EKİNDE MASRAF BULUNMAMASI HALİNDE MAZERETİN REDDİNİN GEREKMEYECEĞİ – DURUŞMA GÜNÜNDEN NE ŞEKİLDE HABERDAR EDİLECEĞİNİN BİLDİRİLMEMESİ GEREKÇESİ İLE MAZERETİN REDDİNE KARAR VERİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece, eksik kalan gider avansının tamamlanmadığı ve mazeret dilekçesi ekinde masraf bulunmadığı, davacı vekilinin duruşma gününden ne şekilde haberdar edileceğini de bildirmediği gerekçesi ile mazeretinin reddine karar verilmiştir. Ardından 6100 sayılı Kanun’un 320/4 maddesi gereğince ikinci kez takipsiz bırakılan dava açılmamış sayılmıştır. Davacı vekili UYAP ortamından gönderdiği mazeret dilekçesinde, Giresun Dereli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde keşfi bulunduğu yönünde geçerli bir mazeret bildirmiştir. Aynı yöntemle, belirlenecek duruşma gününün öğrenilmesi mümkün olup, yeni duruşma gününün tebliği için masraf yatırılmamış olması mazeretin reddini gerektirmez. Mahkemece mazeretin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mazeretin reddedilmesi ve ardından dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2015/29624 K: 2015/30479 K.T.: 09.11.2015
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2014
NUMARASI : 2011/866-2014/1371
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı şirket bünyesinde çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 21.05.2014 tarihli duruşmada, yeni duruşma gününün tebliği için masraf yatırılmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiş ve ikinki kez takipsiz bırakılan dava açılmamış sayılmıştır.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/1. maddesinde; “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri ve gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri taktirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” Anılan Kanun’un 320/4. maddesinde; “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava, 12.08.2011 tarihinde 6100 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce açılmıştır. Davacı vekili ilk defa 04.06.2013 tarihinde, anılan kanun yürürlüğe girdikten sonra davayı takipsiz bırakmış ve mahkemece dosya işlemden kaldırılmıştır. 17.02.2014 tarihli duruşmada, bilirkişi raporundaki hesap hatalarının giderilmesi için ek rapor alınmasına ve 65,00 TL gider avansının davacı tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde ödenmesine karar verilmiştir. Duruşma 21.05.2014 tarihine bırakılmıştır. Davacı vekili belirtilen tarihteki duruşmaya UYAP ortamından gönderdiği mazeret dilekçesinde, Giresun Dereli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/93-94-95-96 esas sayılı dosyalarındaki keşifler sebebi ile katılamayacağını bildirmiş ve yeni bir duruşma günü belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, eksik kalan gider avansının tamamlanmadığı ve mazeret dilekçesi ekinde masraf bulunmadığı, davacı vekilinin duruşma gününden ne şekilde haberdar edileceğini de bildirmediği gerekçesi ile mazeretinin reddine karar verilmiştir. Ardından 6100 sayılı Kanun’un 320/4. maddesi gereğince ikinci kez takipsiz bırakılan dava açılmamış sayılmıştır.
Davacı vekili UYAP ortamından gönderdiği mazeret dilekçesinde, Giresun Dereli Asliye Hukuk Mahkemesinde keşfi bulunduğu yönünde geçerli bir mazeret bildirmiştir. Aynı yöntemle, belirlenecek duruşma gününün öğrenilmesi mümkün olup, yeni duruşma gününün tebliği için masraf yatırılmamış olması mazeretin reddini gerektirmez. Mahkemece mazeretin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mazeretin reddedilmesi ve ardından dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.09.11.2015
KARŞI OY
“..5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanun’un 7. maddesine göre Iş Mahkemelerinde uygulanan şifahi yargılama usulünü düzenleyen HUMK’un 473 vd. maddeleri 6100 sayılı HMK’nın 450. maddesinle yürürlükten kaldırılmıştır. Yasa’nın 316/d bendine göre “hizmet ilişkisinden doğan davalara”, 316/g maddesine göre de “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işlere” basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden eldeki uyuşmazlığa basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır.
Basit yargılama usulüne ilişkin kurallar HMK’nın 316-322. maddelerinde düzenlenmiş olup Yasa’nın 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve Yasa’nın 322/1 maddesine göre bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
HMK’nın 150. maddesine göre usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
6100 HMK’nın 30. maddesine “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür” ve HMK’nın 150/2 maddesinde ifade edildiği üzere “geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Anayasa’nın 141/son ve HMK’nın 30. maddelerine göre “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması” biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde davacının duruşmaya katılmama gerekçesi “geçerli bir özür” olarak kabul edilebilir.
Somut olayda davacı vekili bir başka mahkemede görülmekte olan davaların aynı gün yapılacak keşiflerin de hazır bulunacağını belirterek mazeretli sayılmasını ve yeni duruşma günü belirlenmesini talep etmiştir. Ancak temyiz dilekçesine eklemiş olduğu keşfe ilişkin ara karar zaptının mazeret dilekçesine eklenmediği gibi yeni duruşma günü ve saatinin tebliği için gerekli tebligat pulunuda vermemiştir.
Mahkemece davacı vekilinin bir önceki duruşmada hazır olduğu verilen ara kararlarından haberdar olduğu mazeret dilekçesi ekinde masraf olmadığı gibi duruşma gününden ne şekilde haberdar edilmek istendiğine ilişkin beyanda bulunmadığı gerekçesiyle ikinci kez müracata bırakılan davanın HMK 320/4. md. uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı adına iki vekil Avukat O. K.. ve A..A.. Kalaycının vekalet görevini üstlenmiş olduğuda gözetilerek sadece Avukat O. K.. tarafından verilen ve “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması” biçimdeki temel ilkeye aykırı olarak yeni duruşma gününün tebliğ masrafını içermeyen ve belgelenmeyen mazeretin reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.09.11.2015
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları