1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. ÜST SINIR İPOTEĞİ KONULMASI DURUMUNDA BORÇLUNUN SORUMLULUĞU 

ÜST SINIR İPOTEĞİ KONULMASI DURUMUNDA BORÇLUNUN SORUMLULUĞU 

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İleride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir.  TMK’nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde, borçlu, sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumludur.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/1427 K: 2016/6291 K.T.: 03.03.2016
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleşmesi üzerine ipoteğe konu taşınmazın satılarak paraya çevrildiği, satış bedelinden alacaklıya ipotekle teminat altına alınan limit kadar (50.000 TL) ödeme yapılması üzerine, alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurarak, Asliye Ticaret Mahkemesince itirazın iptaline dair kararda hükmedilen temerrüt faizi, ilam vekalet ücreti, %20 tazminat, icra vekalet ücreti ve diğer alacak kelemlerinin de dikkate alınarak ödeme yapılması gerektiğini beyanla icra müdürlüğünün ödeme miktarına ilişkin işlemini şikayet ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile 8.568,57 TL. icra inkar tazminatı, 819,95 TL yargılama gideri ve 5.013 TL ilâm vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
İleride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edilen ve TMK’nın 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteği), borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. TMK’nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. HGK’nın 1989/11-249 E. 1989/378 K. sayılı 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde, borçlu, sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumludur.
Takip konusu ipotek akit tablosu incelendiğinde; 19.03.2007 tarihinde taşınmazın …’nin, sattığı ve satacağı emtianın alış verişinden her türlü bayilikle taahhütlerinden mütevellit doğmuş ve doğabilecek borçlarının teminatı olarak 50.000 YTL için limit ipoteği (üst sınır ipoteği) nev’inden kurulduğu görülmektedir. Bu nedenle, alacaklının, ipotek limiti ile sınırlı olarak takip yapabileceği tartışmasızdır.
Somut olayda, icra müdürlüğünce, ipotekli taşınmazın satış bedelinden, alacaklıya ipotek akit tablosunda yer alan limit miktarı kadar (50.000 TL) ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, alacaklı bu takipte ancak 50.000 TL’yi isteyebileceğinden, icra müdürlüğünce yapılan ödeme miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
O halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları