1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. ÜCRET ALACAĞI TALEBİ – MESLEKİ EĞİTİM KANUNU – GENEL GÖREVLİ MAHKEME

ÜCRET ALACAĞI TALEBİ – MESLEKİ EĞİTİM KANUNU – GENEL GÖREVLİ MAHKEME

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı 3308 sayılı kanunun 25. maddesi gereğince ücret alacağı talebinde bulunmuş ise de, 3308 Sayılı Meslek Eğitimi Kanunu’na göre, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler ile eğitim gördüğü yerin iş yeri sahibi arasındaki sözleşme, 4857 sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde değildir. Bu nedenle, davacının talebi hakkında görevli mahkeme iş mahkemesi değil, genel görevli mahkeme yani Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek sonuca gidilmesi hatalıdır ve bozulması gerekir.
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2013/6970 K: 2014/4726 K.T.: 04.03.2014
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y  K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde stajyer öğrenci olduğunu, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile ilgili yönetmelik hükümleri gereği müvekkiline asgari ücretin yüzde 30’undan az olmamak üzere ücret ödenmesi gerektiği halde ödenmediği ileri sürerek davalıdan ücret alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise, davacının velisi ile imzalanan sözleşme hükmü gereğince davacıya ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 3/c maddesinde çırak “çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” öğrenci ise “işletmelerde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim gören” olarak tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 13/son fıkrası: “(Değişik : 29/6/2001 – 4702/11 md.) Bu Kanunun uygulandığı yer ve meslek dallarında 818 sayılı Borçlar Kanununun çıraklık sözleşmesine dair hükümleri ile onsekiz yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında 1475 sayılı İş Kanununun, İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı beşinci bölümünde yer alan hükümleri dışındaki hükümler uygulanmaz.”
4857 sayılı İş Kanun’un geçici 1. maddesine göre, diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “İstisna” başlıklı 4. maddesinde hangi iş ve iş ilişkilerinde bu Kanun’un uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kanun’un 4/f maddesi gereğince çıraklar hakkında bu Kanun uygulanamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 3308 sayılı kanunun 25. maddesi gereğince ücret alacağı talebinde bulunmuş ise de, 3308 Sayılı Meslek Eğitimi Kanunu’na göre, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler ile eğitim gördüğü yerin işyeri sahibi arasındaki sözleşme, 4857 sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde değildir. Dolayısıyla, davacının talebi hakkında görevli mahkeme iş mahkemesi değil, genel görevli mahkeme yani Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları