1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 13. Hukuk Dairesi
  4. TÜKETİCİ BAKIMINDAN AÇIK AYIBI İHBAR SÜRESİ – YAZILI DELİLLE İSPAT

TÜKETİCİ BAKIMINDAN AÇIK AYIBI İHBAR SÜRESİ – YAZILI DELİLLE İSPAT

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı tüketicinin davalıdan aldığı ayıplı ürünler nedeniyle açtığı menfi tespit davasında; davacı tüketici ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispatla yükümlüdür. Somut olayda tanık dinlenmesi mümkün olmadığından bu husus yazılı delille ispat edilmelidir.
T.C.
Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
E: 2015/8581 K: 2016/11962 K.T.: 02.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 27/03/2013 tarihinde davalı işyerinden taksitle yatak odası ve oturma grubu takımı satın aldığını, teslimden sonra her iki takımda da çizik, kırık ve yırtıklar olduğunu fark ettiğini, ayıp ihbarını ve değişim talebini süresinde sözlü olarak davalıya iletmesine rağmen kabul görmediğini, bu satıştan dolayı aralarında 30/07/2013 ödeme tarihli 5.850,00 TL’lik kambiyo senedi düzenlendiğini, senedin davalı tarafça…. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6906 esas sayılı dosyası üzerinden icraya konulmasına rağmen bu senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek senedin iptali ile sözleşmenin feshini, taksitli satış tutarı olan 4.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, tüketicinin malı teslim aldıktan itibaren açık ayıplarda otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, taksitli alışverişe ilişkin kart ve bakiye borç için senet düzenlendiğini, satılan malların ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Aksaray 2. İcra Dairesi’nin 2013/6906 esas sayılı takibe konu edilen 30/07/2013 ödeme tarihli keşidecisi … lehtarı … olan 5.850,00 TL’lik senedin geçersizliğine, davacının bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davacının yatak odası takımı bedeli 1.250,00 TL ve oturma grubu takımı bedeli 1.400,00 TL’den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, ayıplı ürün sebebiyle tüketicinin açtığı menfi tespit davasına ilişkindir. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır.

Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Malın ayıplı olması halinde taraflara ait hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğu, 4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde düzenlenmiş; ayıbın gizli ya da açık olması halleri için ayrı ihbar süreleri getirilmiş; hatta ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı, açıkça ifade edilmiştir.

Buna göre; satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, 4077 sayılı Kanun’un 4.maddesi uyarınca malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının 27/03/2013 tarihinde davalı işyerinden taksitle aldığı yatak odası ve oturma grubu takımında mevcut olan çizik, kırık ve yırtıklar, keşif ve bilirkişi raporuna göre açık ayıp niteliğindedir.

Davacı, teslim aldığı yatak odası ve oturma grubu nedeniyle, 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde davalıya ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorundadır. Mahiyeti itibarıyla bu davada tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına itibar edilerek ayıp ihbarının süresinde yapıldığı da kabul edilemez.

Hal böyle olunca, ayıp ihbarının yasanın öngördüğü 30 günlük süre içerisinde yapılmadığı için açılan davanın bu kalem yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’un 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları