1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TRAFİK SİGORTASI – TAZMİNAT MİKTARININ HESAPLANMASI – GARAME HESABI

TRAFİK SİGORTASI – TAZMİNAT MİKTARININ HESAPLANMASI – GARAME HESABI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davaya konu olayda çoklu hasar söz konusu olup, poliçe limitinin tamamının davaya konu emtianın yüklü bulunduğu araçlar için ödendiği savunması karşısında ve yukarda açıklandığı üzere KTK’nın 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerekir. Davaya konu kazayla ilgili olarak tüm hasar dosyalarıyla ödeme dekont ve makbuzları getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, davaya konu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar dosyaları içeriğine göre, yukarda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2014/4742 K: 2014/12818 K.T.: 29.09.2014

DAVA: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekiliyle katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili, davalıların işleteni ve trafik (ZMSS) sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, sürücüsü kusursuz olan karşı araç içinde bulunan müvekkili şirkete Abonman Sigorta Poliçesi/Mal Transit Taşıma Sigorta Poliçesiyle sigortalı emtianın hasarlandığını, sigortalı emtianın hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ve davalılara rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek, 32.749,91 euro tazminatın (fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının) ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçede kaza başına 35.000,00 TL limit bulunduğunu, bu meblağın davaya konu emtianın yüklü bulunduğu ve kazada hasar gören araçlar için tamamen ödendiğini, bu sebeple müvekkilinin sorumluluğu kalmadığından davanın reddini savunmuş, diğer davalı da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüyle taleple bağlılık kuralı gereğince 24.807,28 Euro’nun davalı C.T.’den, 7.941,91 Euro’nun da davalı sigorta şirketinden faiziyle (fiili ödeme tarihlerindeki TL karşılığı ile) tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekiliyle katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nın 1301. maddesine (6102 sayılı T.T.K.nun 1472/1. md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 96/1 maddesinde “Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.” denilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise “Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında karşı araç içinde bulunan ve davacı şirkete Abonman Sigorta Poliçesi (Mal Transit Taşıma Sigorta Poliçesi) ile sigortalı emtianın hasarlandığı ve hasar bedelinin davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödendiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili savunmasında, ZMSS poliçesinde kaza başına 35.000,00 TL limit bulunduğunu, bu meblağın davaya konu kazada hasar gören (dava konusu emtianın yüklü bulunduğu) dava dışı araçlar için tamamen ödendiğini ve müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını belirtmiştir.
Buna göre; davaya konu olayda çoklu hasar söz konusu olup, poliçe limitinin tamamının davaya konu emtianın yüklü bulunduğu (eldeki davanın konusu olmayan) araçlar için ödendiği savunması karşısında ve yukarda açıklandığı üzere KTK’nın 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiğinden, mahkemece davaya konu kazayla ilgili olarak tüm hasar dosyalarıyla ödeme dekont ve makbuzları getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, davaya konu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar dosyaları içeriğine göre, yukarda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2-) Kabule göre; zarara sebebiyet verenler 818 sayılı BK’nın 50, 51. maddeleri ve 142 vd. (6098 s.k. md.6 0-61,163 vd.) maddeleri gereğince zararın tamamından müteselsil sorumluluk esaslarına göre sorumlu olup, 2918 sayılı KTK’nın 88/1 maddesinde de trafik olayı sebebiyle müteselsil sorumluluk öngörüldüğünden ve 818 Sayılı BK’nın 146. maddesi uyarınca sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakları mevcut bulunduğundan, mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktar (7.941,91 Euro) yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı Ergo Sigorta A.Ş. ve davacıya iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları