1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TRAFİK KAZASI – TEDAVİ GÖRÜLÜRKEN İMZALATILAN İBRANAME – İBRANAMENİN GEÇERLİ OLUP OLMAMASI

TRAFİK KAZASI – TEDAVİ GÖRÜLÜRKEN İMZALATILAN İBRANAME – İBRANAMENİN GEÇERLİ OLUP OLMAMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacının davaya konu ettiği tüm tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ulaşım giderleri bu ibraname tarihinden sonra gerçekleşmiştir. İbraname, imzalanan tarihe kadar ki tedavi gideri gibi maddi zararlara karşılık gelmekte olup 22.10.2007 tarihinden sonraki henüz oluşmayan ve oluşması davacı tarafından bilinmeyen zararları kapsamamaktadır. Hukukumuzun genel prensibi gereğince doğmamış haktan feragat edilmeyeceğinden davacı tarafından imzalanan bu ibranamenin geleceğe değil, imzalandığı tarihten önceki zararları kapsadığının, kazadan kısa bir süre sonra ve hastanede imzalatılan bu ibranamenin geçersizliğinin kabulü gerekir.
T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2015/4758 K: 2015/6907 K.T.: 07.05.2015
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili; davalının tam kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve 27 ay süreli tedavi gördüğünü, 3 kez sol kolundan, 4 kez sol ayağından ameliyat geçirdiğini, sağlığına kavuşamadığını ve bu olay sebebiyle büyük acı yaşadığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00-TL kazanç kaybı, 1.000,00-TL ulaşım gideri ile 25.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kusurunun bulunmadığını, daha önce davacı ile ibralaştığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre taraflar arasında noterde düzenlenen belgeye göre kaza nedeni ile aracın sürücüsü … tüm hastane masrafları ve diğer maddi ve manevi zarar ve ziyanların karşılığı olarak kendisine 1.500,00-TL’yi aldığını, bu olay sebebiyle başka alacağı kalmadığını bildiren karşılıklı ibraname ve feragatname düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin kazanç kaybı ve tedavi süresince ulaşım gideri bulunduğunu, müvekkilinin tedavisinin 27 ay boyunca devam ettiğini ve bir çok kez ameliyat olduğunu, tedavi sonucunda da sağlığına kavuşamadığını ileri sürerek maddi – manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili ise müvekkili ile davacının ibralaştığını açıklayıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen ibranameye istinaden davacının bu ibraname karşılığında alınan 1.500,00 TL’den başka alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinin ikinci fıkrasında tazminat miktarına dair olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların, yapıldığı tarihten itibaren iki sene içinde iptal edilir hükmü yer almaktadır. Yine aynı madde de, sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalarında geçersiz olduğu hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, yapılan ödemenin de göz ardı edilmesi düşünülmemelidir. Yapılan ödemenin gerçek olması durumunda verilen ibraname ancak “makbuz” hükmünde kabul edilmeli ve ödenen miktar, hüküm altına alınacak tazminattan indirilmelidir.
Dosya kapsamında bulunan taraflar arasında düzenlenen ibranamenin kaza tarihi olan 20.10.2007 tarihinden iki gün sonrası olan 22.10.2007 tarihinde hastanede düzenlendiği, tüm hastane masrafları ve diğer zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere 1.500,00 TL alındığı ve karşılıklı ibralaşıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan tedavi belgeleri ve sağlık kurul raporlarının incelenmesinde davacının bu ibranameden sonra bir kaç kez ameliyat olduğu, kaza tarihinden 1.8.2012 tarihine kadar tedavisinin devam ettiği ve 1.8.2012 tarihinde çalışmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Bu tedavilerin sonunda davacıda maluliyet oluşup oluşmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacının davaya konu ettiği tüm tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ulaşım giderleri bu ibraname tarihinden sonra gerçekleşmiştir. İbraname, imzalanan tarihe kadar ki tedavi gideri gibi maddi zararlara karşılık gelmekte olup 22.10.2007 tarihinden sonraki henüz oluşmayan ve oluşması davacı tarafından bilinmeyen zararları kapsamamaktadır. Hukukumuzun genel prensibi gereğince doğmamış haktan feragat edilmeyeceğinden davacı tarafından imzalanan bu ibranamenin geleceğe değil, imzalandığı tarihten önceki zararları kapsadığının, kazadan kısa bir süre sonra ve hastanede imzalatılan bu ibranamenin geçersizliğinin kabulü gerekir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının haksız fiilden dolayı uğradığı zarar miktarını belirleyerek dava tarihinden önce yapılan ödemenin güncellenerek tazminat miktarından düşüldükten sonra, kalan miktara hükmetmektir. Doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeyeceği yolundaki evrensel hukuk ilkesi gözden kaçırılarak, davacının davalıdan başka alacağı kalmadığı, ibra ettiği, tüm dava ve alacak haklarımdan peşinen feragat ettiğine dair beyanına dayanılmak suretiyle başka alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 7.5.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları