1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. TİCARİ BİLGİLERİ 3. KİŞİLERLE PAYLAŞMA – İŞ SÖZLEŞMESİ – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ – TAPU BEDELİ

TİCARİ BİLGİLERİ 3. KİŞİLERLE PAYLAŞMA – İŞ SÖZLEŞMESİ – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ – TAPU BEDELİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Ltd. Şti. personeli olan ve T. Halk Bankası emlak alım satım destek elemanı olarak görevlendirilen davacının görevlendirildiği dönem içerisinde T. Halk Bankası A.Ş. tarafından kendisine tahsis edilen banka kurumsal e-posta adresini kullanarak taşınmazlara ait satış alt değer, taşınmaz ekspertiz bilgileri ve tapu bedeli gibi bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığı, T. Halk Bankası A.Ş. Bilgi Güvenliği Taahhütnamesi ve T. Halk Bankası A.Ş. etik ilkelerine aykırı eylemlerde bulunduğu ve yaptığı iş nazara alındığında doğruluk ve bağlılıkla uymadığı anlaşıldığından iş sözleşmesinin feshinde haklı sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
 
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2016/17238 K: 2016/19081 K.T.: 23.06.2016
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davalı şirket nezdinde T. Halk Bank A.Ş. projesinde emlak alım satım bölümünde destek personeli olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından 3.8.2015 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminde belirtildiği gibi müvekkilinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesini ihlal etmediğini, feshin geçersiz olduğunu beyanla işe iade, işe başlatılmaması halinde sekiz aylık ücret tutarında tazminat ödenmesine, boştan geçen süreler için dört aylık ücret ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin iş bulmaya aracılık eden bir danışmanlık şirketi olduğunu, T. Halk Bankası A.Ş. ile imzalanan sözleşme kapsamında talep edilen sayı kadar personel istihdam edildiğini, davacının bu proje kapsamında işe alındığını, proje kapsamında davacının çalışmasını Halk Bankası A.Ş.’de sürdürdüğü, davacının görevinin getirdiği doğruluk ve bağlılık ilkeleriyle bağdaşmayan eylemlerde bulunması sebebiyle T. Halk Bankası A.Ş. tarafından tutanak tutulduğu ve müvekkil şirkete yazılı olarak bilgi verildiği beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 Sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması, b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması, c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması, e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması, f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi, g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi, h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, ı) İşçinin kendi istemi veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.” hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda Ltd. Şti. personeli olan ve T. Halk Bankası emlak alım satım destek elemanı olarak görevlendirilen davacının görevlendirildiği dönem içerisinde T. Halk Bankası A.Ş. tarafından kendisine tahsis edilen banka kurumsal e-posta adresini kullanarak taşınmazlara ait satış alt değer, taşınmaz ekspertiz bilgileri ve tapu bedeli gibi bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığı, T. Halk Bankası A.Ş. Bilgi Güvenliği Taahhütnamesi ve T. Halk Bankası A.Ş. etik ilkelerine aykırı eylemlerde bulunduğu ve yaptığı iş nazara alındığında doğruluk ve bağlılıkla uymadığı anlaşıldığından iş sözleşmesinin feshinde haklı sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 Sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-)Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 151,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.800,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 23.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları