1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 1. Hukuk Dairesi
  4. TESPİT DAVALARINA SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE BAKILMASI GEREKTİĞİ – ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE YAZILI YARGILAMA USULÜNE GÖRE DAVANIN GÖRÜLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI – GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ

TESPİT DAVALARINA SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE BAKILMASI GEREKTİĞİ – ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE YAZILI YARGILAMA USULÜNE GÖRE DAVANIN GÖRÜLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI – GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesine göre de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleri’dir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tespit taleplerine Sulh Hukuk Mahkemeleri’nce bakılması gerekir. Anılan Kanun’un 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı 6100 sayılı HMK’nın yürürlük tarihinden sonra 2249, 2250, 2251 ve 2254 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliki ile kendisinin aynı kişi olduğunun tespiti isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Anılan isteğin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi mümkün olmadığından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
E: 2014/7807 K: 2015/7980 K.T.: 01.06.2015
DAVA : Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, tespit isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir.
Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir.
Tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti davaları da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır. Kaldı ki, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında “Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması” çekişmesiz yargı işi sayılmış olup, niteliği itibariyle tespit taleplerinden başka bu tarife uyacak bir dava türü de bulunmamaktadır.
Talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tespit taleplerine Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerekir. Anılan Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı 6100 sayılı HMK.nın yürürlük tarihinden sonra 02.08.2012 tarihli dilekçe ile 2249, 2250, 2251 ve 2254 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliki ile kendisinin aynı kişi olduğunun tespiti isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Hâl böyle olunca anılan isteğin Asliye Hukuk Mahkemesinde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi mümkün olmadığından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibarıyla yerindedir. Kabulü ile hükmün ( 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile ) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları