1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. TEREKENİN BORCA BATIK OLMASINA DAYALI OLARAK MİRASIN HÜKMEN REDDİ İSTEMİ – TMK 606’DAKİ 3 AYLIK SÜRENİN UYGULANMAYACAĞI

TEREKENİN BORCA BATIK OLMASINA DAYALI OLARAK MİRASIN HÜKMEN REDDİ İSTEMİ – TMK 606’DAKİ 3 AYLIK SÜRENİN UYGULANMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mirasçılar TMK’nın 610. maddesinde yazılı mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş olmadıkça her zaman miras bırakanın ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. TMK’nın 606. maddesinde belirtilen 3 aylık süre bu davada uygulanmaz. Kamu düzenine ilişkin olan taraf teşkili sağlanmadan, yukarıda açıklandığı şekilde terekenin aktifi ve pasifi belirlenmeden yanlış niteleme ve değerlendirme sonucunda süreye tabi olmayan mirasın hükmen reddinin tespiti davasında davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2013/23345 K: 2014/15786 K.T.: 11.09.2014
DAVA: G.K. tarafından açılan mirasın hükmen reddi davasının reddine dair Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 11.11.2013 gün ve 725/198 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı, babası A.K.’nın 26/04/2012 tarihinde vefat ettiğini ve terekesinin borca batık olduğunu açıklayarak mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın 3 aylık yasal süreden sonra açıldığı gerekçesiyle süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, TMK’nın 605/1. fıkrasında yer alan mirasın gerçek reddi şeklinde nitelendirme yapılarak davanın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ise hakime aittir (HMK 33). Davacı dava dilekçesinde çok açık bir biçimde ölü babasının hiçbir malvarlığının bulunmadığını, buna karşılık hastaneye, mahalle esnafına, Bağkura ve boşanma davasına giren avukatına borcunun bulunduğunu, bu nedenle terekesinin borca batık olduğunu belirtmiştir.
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak TMK’nın 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK md.605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş olmadıkça her zaman mirasbırakanın ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesinde belirtilen 3 aylık süre bu davada uygulanmaz.
Bundan ayrı, terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddinin talep edildiği davalarda kural olarak; husumetin tüm alacaklılara yöneltilmesi ve davanın ondan sonra görülmesi gerekir. Dava, hasımsız olarak açılmasına rağmen mahkemece uyuşmazlığın hatalı nitelendirilmesi sonucu taraf teşkilinin sağlanması yoluna gidilmemiş olması ve davanın süreden reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş; miras bırakanın tüm alacaklılarını davaya dahil etmek, miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla borç miktarını tespit etmek, aynı tarih itibarıyla taşınır ve taşınmaz malvarlığını, varsa hak ve alacaklarını, tarafların bu hususta gösterecekleri delilleri toplamak suretiyle saptamak, miras bırakanın borcundan dolayı varsa mirasçılar aleyhinde yürütülen takiplere ilişkin icra dosyalarını getirtmek, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığını tespit etmek, miras bırakanın taşınır ve taşınmaz mallarının ölüm günündeki değerlerini, başka bir ifade ile ölüm günü itibariyle terekenin aktifini belirlemek ve belirlenecek borç miktarına göre ölüm tarihi itibariyle borçlarını karşılamaya yeter miktarda olup olmadığını objektif olarak tespit etmek, mirasın hükmen reddine engel teşkil eden Türk Medeni Kanunu’nun 610/2. maddesinde sözü edilen tereke mallarını kendisine mal edinme durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğini incelenmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kamu düzenine ilişkin olan taraf teşkili sağlanmadan, yukarıda açıklandığı şekilde terekenin aktifi ve pasifi belirlenmeden yanlış niteleme ve değerlendirme sonucunda süreye tabi olmayan mirasın hükmen reddinin tespiti davasında davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve HUMK’un 440/III-2. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları