1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 1. Hukuk Dairesi
  4. TENKİS DAVASI – DAVALININ MURİSİN BAKIMIYLA İLGİLENİP İLGİLENMEDİĞİ – ÖLÜMDEN ÖNCEKİ BİR YILDAN SONRA YAPILNA TEMLİKLER – SAKLI PAY

TENKİS DAVASI – DAVALININ MURİSİN BAKIMIYLA İLGİLENİP İLGİLENMEDİĞİ – ÖLÜMDEN ÖNCEKİ BİR YILDAN SONRA YAPILNA TEMLİKLER – SAKLI PAY

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Murisin davalı tarafından bir kuruluşa yerleştirilip yerleştirilmediğinin, davalının murisin bakımı ile ilgilenip ilgilenmediğinin araştırılması, anılan temliklerin ivazlı olduğunun kabul edilmesi halinde tenkis hasabının yapılması, aksi halde mirasbırakanın ölümünden önceki 1 yıldan sonra yapılan temlikler yönünden murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket edip etmediğinin araştırılması, gösterilecek tanıkların dinlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi mirasbırakan tarafından davalıya temlik edildiğine göre bu akitlere konu edilen taşınmazların aynı taşınmaz olup olmadığı, saptanmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi    
E: 2014/12039 K: 2015/15097 K.T.:
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan … …’ın maliki olduğu 1167 ada 34 parsel sayılı taşınmazdaki 51 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini 06.02.2008 tarihinde, 1167 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölüm ile 1167 ada 33 parsel sayılı taşınmazdaki 10/2768 payının çıplak mülkiyetini ise 26.09.2001 tarihinde davalı … …’ne bağış suretiyle temlik ettiğini, muris ile davalı arasında noterde 17.01.2008 tarihli “Bağışlama Sözleşmesi düzenlendiğini, temliklerle saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek,tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, murisin 1167 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölüm ile 1167 ada 33 parsel sayılı taşınmazdaki 10/2768 payını ölümünden bir yıldan önce 26.09.2001 tarihinde bağışladığından bu taşınmazların tenkis hesabına dahil edilemeyeceğini, ayrıca muris ile aralarında noterde düzenlenen “Bağışlama Sözleşmesi” gereğince temlikler karşılığında murisin rezidansa yerleştirildiğini, murisin ölene kadar burada her türlü hizmetten bedelsiz faydalanmasının sağlandığını, temlikin karşılıksız olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan … …’ın maliki olduğu 1167 ada 34 parsel sayılı taşınmazdaki 51 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini dava dışı vekili aracılığıyla 06.02.2008 tarihinde, 1167 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölüm ile 1167 ada 33 parsel sayılı taşınmazdaki 10/2768 payının çıplak mülkiyetini ise 26.09.2001 tarihinde davalıya bağış suretiyle temlik ettiği, muris ile davalı arasında 17.01.2008 tarihinde noterde “Düzenleme Şeklinde Bağışlama Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme içeriğinden; davalının murisin rezidansa yerleştirilmesi ve bakım ve gözetimi ile ilgili bir takım taahhütlerde bulunulduğu, ayrıca bu sözleşme ile murisin 1167 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölüm yönünden intifa hakkından feragat ettiği, murisin 06.11.2008 tarihinde ölmüyle geride mirasçı olarak evlat edindiğini davacı …….’nın kaldığı, eldeki davanın ise 26.01.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanunu’nun 565/3. maddesi gereğince mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar koşulsuz tenkise tabi olup ölümünden önceki bir yıldan sonra yapılanlarda ise saklı payı ihlal kastının araştırılacağı tartışmasızdır.
Somut olayda; mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde davalıya bağış suretiyle devrettiği 11167 ada 34 parseldeki 51 nolu bağımsız bölüm yönünden tenkise karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, mirasbırakanın ölümünden öndeki bir yıldan sonra 26.09.2001 tarihli akitle davalıya temlik ettiği davaya konu 1167 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölüm ile aynı 1167 ada 33 parsel sayılı taşınmazdaki 10/2768 pay yönünden, temliklerin saklı payı zedelemek kastı ile yapılıp yapılmadığı ve davalının temliklerin karşılıksız olmadığı savunması üzerinde mahkemece yeterinde durulmadan sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca, öncelikle davalının savunması üzerinde durularak, murisin davalı tarafından bir kuruluşa yerleştirilip yerleştirilmediğinin, davalının murisin bakımı ile ilgilenip ilginlenmediğinin araştırılması, anılan temliklerin ivazlı olduğunun kabul edilmesi halinde sadece 1167 ada 34 parseldeki 51 nolu bağımsız bölüm yönünden tenkis hasabının yapılması aksi halde mirasbırakanın ölümünden önceki 1 yıldan sonra yapılan temlikler yönünden murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket edip etmediğinin araştırılması, gösterilecek tanıkların dinlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi mirasbırakan tarafından 1167 ada 33 parseldeki 5/1384 pay 27.02.2008 tarihinde 2376 sayılı yev. ile aynı ada ve parseldeki 10/2768 pay ise 26.08.2001 tarihinde 5975 sayılı yev. ile davalıya temlik edildiğine göre bu akitlere konu edilen taşınmazların aynı taşınmaz olup olmadığı, saptanmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetsizdir.
Davalının belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları