1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 19. Hukuk Dairesi
  4. TEK TARAFLI İHTAR – İCRA TAKİBİ – KEFALET – İPOTEK

TEK TARAFLI İHTAR – İCRA TAKİBİ – KEFALET – İPOTEK

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İcra takibine konu olan borç da M. Ş.’in dava dışı üçüncü şahsa kefaleti sebebiyle bankaya olan borcundan kaynaklandığı, davacının resmi merci önünde hazırlanan ipotek senedindeki taahhüdü kendisini bağlayıcı nitelikte olduğundan, bu ilkeler dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
 
T.C.
Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
E: 2015/6223 K: 2015/15072 K.T.: 18.11.2015
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2014
NUMARASI : 2014/531-2014/681
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı M. Ş. arasında 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının da bu sözleşmede kefil olarak yer aldığını ve taşınmazına ipotek tesis edildiğini, dava dışı M. Ş.’in sözleşme gereğince 50.000 TL kredi kullandığını ve borcunu 10.03.2011 tarihinde ödeyip tamamlayarak kredi ilişkisini sonlandırdığını, bunun üzerine davacının bankaya kefillikten vazgeçtiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini, bu tarihten sonra davalı bankanın dava dışı ……… Ltd. Şti adına kredi açtığını, M. Ş.’in de bu krediye kefil olduğunu, borçlu şirket tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle yasal takip başlatıldığını ve davacının verdiği ipoteğin de paraya çevrilmesinin istendiğini, borç ödenmiş olmakla ipoteğin paraya çevrilmesi talebinin haksız olduğunu, kefaletin geçerli olmadığını ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı M. Ş.’in doğmuş ve doğacak tüm borçlarına kefil olduğunu ve buna teminat olarak olarak ipotek verdiğini, M. Ş.’in kefaleten borçlarının da ipotek kapsamında kaldığını, tek taraflı beyanla kefillikten vazgeçmenin mümkün olmadığını, hesap kat ihtarının taraflara tebliğ edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı borçlu M. Ş.’in kullandığı kredinin ödenip kapatıldığı, davacının kredi borcu kapatıldıktan sonra davalı bankaya ihtarname göndererek kefillikten çekildiğini bildirdiği, davalı bankanın kefaletten vazgeçildikten sonra dava dışı M. Ş.’e yeni bir kredi kullandırmadığı halde …………. Ltd. Şti.’nin kullanmış olduğu krediye kefil olan M. Ş.’in kefaleti nedeniyle davacının borçtan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile Bursa 13.İcra Müdürlüğünün 2014/640 sayılı dosyasıyla takibe konulan alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında mündemiç 10.03.2009 tarihli ipotek resmi senedin şartlar başlıklı bölümünün 1.maddesinde ”…lehine ipotek verilen M. Ş.’in alacaklı bankaya … vermiş olduğu … ve vereceği kefalete dayalı taahhütlerden banka lehine imzalan kefaletler ve diğer her türlü sözleşmeler ile sebep ve ciheti ve kaynağı ne olursa olsun bankaya karşı asaleten veya kefaleten adı geçenlerin doğmuş ve doğacak her türlü kredi ve borçlarının teminatı olmak üzere 200.000 TL bedelle …” denilmek suretiyle davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. İcra takibine konu olan borç da M. Ş.’in dava dışı üçüncü şahsa kefaleti sebebiyle bankaya olan borcundan kaynaklandığı, davacının resmi merci önünde hazırlanan ipotek senedindeki taahhüdü kendisini bağlayıcı nitelikte olduğundan, bu ilkeler dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları