1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Ceza Dairesi
  4. TEHDİT SUÇU – ÇELİŞKİLİ TANIK İFADELERİ

TEHDİT SUÇU – ÇELİŞKİLİ TANIK İFADELERİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İlk derece mahkemesi tarafından katılanın, sanığın alışveriş merkezinde tehdit etmiş olduğu iddiası annesi ve kardeşi tarafından doğrulanmasına rağmen şikayet tarihinin olaydan dokuz gün sonra olması, tanığın isminin geç bildirilmesi, tanıkların anlatımları arasında, sanığın sarf ettiği iddia edilen tehdit içeren sözler yönünden farklılıklar bulunması ve olayın meydana geldiği alışveriş merkezinin adının farklı söylenmesi şeklindeki gerekçelerle beraat kararı verilmiştir. Yargıtay 4. ceza dairesi anlatımlar arasında suçun sübutunu etkileyecek derecede olmayan nitelikli farklılıklar bulunduğundan yüklenen suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararını bozmuştur.
T.C.
Yargıtay
4. Ceza Dairesi
E: 2013/7577 K: 2015/24093 K.T.: 09.03.2015

DAVA VE KARAR: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Tanıklık yapan farklı kişilerin, geçmişte yaşadıkları aynı olaya ilişkin anlatımlarının bire bir aynı olması beklenemez. Ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenen tanıkların anlatımları arasında yargılama açısından önemli olan konularda, uzlaştırılması mümkün olmayan çok büyük farklılıklar ya da çelişkiler olması halinde, yüzleştirilmeleri yoluyla çelişki giderilmeye çalışılır. Tanığın, duruşmada sözlü olarak aktaracağı bilgilerde, araya zamanın girmesi nedeniyle unutma, hatırlayamama, daha önceden alınan ifadelerini aynen aktaramama gibi durumlarla karşılaşılması mümkün olduğundan CMK’nın 212/2. maddesi, tanığın önceki beyanlarının, duruşmada ifadesinin alınmasından sonra okunmasını, bu şekilde farklılıkların giderilmesini amaçlamaktadır. Tanığın, aşama anlatımları arasında, araya zamanın girmesi ve dilin işlevsel niteliği nedeniyle ihmal edilebilir farklılıklar bulunması doğaldır.

Tanıkların, davanın taraflarından biri ile akrabalık bağının, işçi-işveren ilişkisinin ya da benzer bir yakınlığın olması, anlatımlarının reddedilmesinin tek haklı ve yasal gerekçesi olamaz.

Yargılamaya konu somut olayda; katılanın, sanığın alışveriş merkezinde eğer o davada şikayetinden vazgeçmezsen bu sefer senin ayağını değil, kızının boynunu kırarım dediği iddiasının, annesi olan A. A. ve kardeşi Y. A. tarafından doğrulanması, ancak anlatımlar arasında suçun sübutunu etkileyecek derecede olmayan, ihmal edilebilir nitelikli farklılıklar bulunması karşısında, yüklenen suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, şikayet tarihinin olaydan dokuz gün sonra olması, tanık A. A.’ın isminin geç bildirilmesi, tanıkların anlatımları arasında, sanığın sarf ettiği iddia edilen tehdit içeren sözler yönünden farklılıklar bulunması ve olayın meydana geldiği alışveriş merkezinin adının farklı söylenmesi şeklindeki gerekçelerle beraat kararı verilmesi,

SONUÇ: Kanuna aykırı ve katılan K. P. A. (A.) vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları