1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. TEBLİGAT KANUNU 35 GEREĞİNCE TEBLİGAT ŞARTLARI VE USULÜ – TASFİYE HALİNDEKİ ŞİRKETİN TASFİYE MEMURUNA TEBLİGAT YAPILMASI

TEBLİGAT KANUNU 35 GEREĞİNCE TEBLİGAT ŞARTLARI VE USULÜ – TASFİYE HALİNDEKİ ŞİRKETİN TASFİYE MEMURUNA TEBLİGAT YAPILMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre önce usulüne uygun belirlenen adrese normal tebligatın çıkması, tebliğ edilmediği takdirde Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekir. Ancak dosya içerisindeki evraklardan adı geçen davalıya daha önce gönderilen ve iade edilen bir tebligata rastlanmamıştır. Öte yandan hüküm, davalı şirkete Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı halde, davacı vekiline ait temyiz dilekçesinin bu kez adı geçen şirketin tasfiye memuru olarak atanan A.. S..’ye tebliğ edildiği görülmektedir. Bu durumda davalı şirketin tasfiye halinde bulunup bulunmadığı ticaret sicil müdürlüğünden araştırılarak, şirketin tasfiyesine karar verilmiş ise hükmün ve davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilip yasal bekleme süresinden sonra gönderilmesi, aksi halde davalı şirkete hükmün ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde tebliği ile buna ilişkin belgenin dosya arasında konulması, ondan sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2014/9816 K: 2015/7821 K.T.: 01.10.2015
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2014/195-2014/436
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılardan M.. S.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava sözleşmeden kaynaklanan alacağın ve
 cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalılardan M.. S.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciiler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.(T.K.35/son)
Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat Kanununun 35/son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp, tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanununun 35/2-3.fıkralarının uygulanması öngörülmüştür. Bu durumda; dava dilekçesinde gösterilen adres, 35/son maddede belirtilen kurum ve kuruluşlardan birine verilen adres ile aynı olduğu takdirde ve bu adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilemeden dönmesi halinde tebligat Tebligat Kanununun 35/son fıkrası uyarınca Tebligat Kanununun 35/2-3 maddeleri hükümlerine göre yapılır.
Tebligat Yasası’nın 12 ve 13. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Hükmün davalılardan B. Özel Göz Sağlığı Medikal Gereçler Sağlık Hizmetleri Trz İnş San ve Tic Ltd Şti’ne doğrudan, Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre çıkarılan tebligatın tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre önce usulüne uygun belirlenen adrese normal tebligatın çıkması, tebliğ edilmediği takdirde Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre tebligat çıkarılması gerekir. Ancak dosya içerisindeki evraklardan adı geçen davalıya daha önce gönderilen ve iade edilen bir tebligata rastlanmamıştır. Öte yandan hüküm, davalı şirkete Tebligat Kanununun 35. Maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı halde, davacı vekiline ait temyiz dilekçesinin bu kez adı geçen şirketin tasfiye memuru olarak atanan A.. S..’e tebliğ edildiği görülmektedir. Bu durumda davalı şirketin tasfiye halinde bulunup bulunmadığı ticaret sicil müdürlüğünden araştırılarak, şirketin tasfiyesine karar verilmiş ise hükmün ve davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilip yasal bekleme süresinden sonra gönderilmesi, aksi halde davalı şirkete hükmün ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde tebliği ile buna ilişkin belgenin dosya arasında konulması, ondan sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE 01.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları