1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TAZMİNAT DAVASI – DAVACILARIN HER BİRİNİN AYRI AYRI TAZMİNAT İSTEYEBİLECEĞİ,MANEVİ TAZMİNAT – SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

TAZMİNAT DAVASI – DAVACILARIN HER BİRİNİN AYRI AYRI TAZMİNAT İSTEYEBİLECEĞİ,MANEVİ TAZMİNAT – SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece, her bir ölüm olayı nedeni ile davacılara ne miktarda tazminat istediği açıklatılmalı ve ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi gerekilirdi. Bunun yanı sıra, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacılar için takdir olunan manevi tazminatların düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere asıl dosyada verilen kararın bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2014/10652 K: 2016/11067 K.T.: 01.12.2016
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl dosya davalısı … vekili, asıl dosya davalısı … vekili ve asıl dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR : Asıl dosyada, davacılar vekili, davalılardan … adına kayıtlı … plakalı araçla davalılardan …’in babaları Kemalettin’in yaptığı kaza neticesinde davacılardan …’nin eşi ve kızı, diğer davacıların anne ve kardeşleri olan … ve …’in vefat ettiğini, kazanın müteveffa …’ın kusuru sebebiyle meydana geldiğini, davacıların olay sebebiyle büyük bir elem ve üzüntü yaşadıklarını ve manevi desteklerini yitirdiklerini, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan …’dan tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1 TL maddi tazminatın diğer davalı Güvence Hesabından tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini yükseltmiştir.
Birleştirilen dosyalarda davacı olan Güvence Hesabı vekili, anılan kaza nedeni ile hak sahiplerine yaptığı destekten yoksun kalma tazminatının icra takibi ile tahsilini istediğini, birleşen dosyaların davalıları …’ın haksız olarak borca itiraz ettiklerini ve itirazlarının iptalini istemiştir.
Asıl dosyada davalı … vekili, davacılara … için 29/04/2010 tarihinde 47.373,00 TL, … için 16/03/2010 tarihinde 10.868,00 TL olmak üzere toplam 58.261,00 TL ödeme yapıldığını, ödemeler sebebiyle kurumun sorumluluğu kalmadığını, ibranameler imzalanırken davacılar tarafından fazlaya dair haklarının saklı tutulmadığını, fazlaya dair kısım için dava açılamayacağını, davacıların murislerinin sürücünün aşırı alkollü olduğunu bildikleri halde araca bindiklerini, olayın hatır taşımacılığı olduğunu, bu sebeple kazanın meydana gelişinde bileşik kusurlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl dosyada davalı … vekili, müvekkilinin aracını haricen sattığını işleten sıfatının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … duruşmadaki beyanlarında; açılan davayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada; davanın kısmen kabulü ile, 6.641,56 TL maddi tazminatın davalılardan Güvence Hesabından alınarak davacılardan …’e verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılardan … için 5.000,00 TL diğer davacıların her biri için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Güvence Hesabı dışındaki davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; asıl davada verilen hüküm, asıl dosya davalısı Güvence Hesabı vekili, asıl dosya davalısı Hasan vekili ve asıl dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl dosya davalısı Güvence Hesabı vekili, asıl dosya davalısı … vekili ve asıl dosya davacıları vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …, davacı …’e kızı … vefatı nedeni ile 16.03.2010 tarihinde 10.868 TL, eşi … vefatı nedeni ile 29.04.2010 tarihinde 47.373 TL ödeme yaptıklarını, davacı …’in ölen kızı Sevda için aldığı ödeme nedeni ile 09.03.2010 tarihinde, davacı …’in ölen eşi … için aldığı ödeme nedeni ile 14.04.2010 tarihinde kurumlarını ibra ettiğini savunmaktadır. KTK’nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına dair olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine dair bir irade açıklaması da yeterlidir. Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, davalı Güvence Hesabının ödediği paranın yeterli olduğu iddiası olduğuna göre mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunup bulunmadığıdır. KTK 111. madde gereğince verilen ibranamelerin geçerli olup olmadığı incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken alınan ibranemeler değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-) Ayrıca, Dairemizin yerleşmiş kararları uyarınca kaideten; hatır taşımalarında %20, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca yolcu olarak binilmesi halinde de %20 indirim yapılmaktadır. Bu durumda, mahkemece hangi sebeple hangi oranda indirim yapıldığı belirtilmeksizin toplam %30 yanlış oranda indirim yapılması isabetli görülmemiştir.
4-) Dava konusu kazada davacılardan …’nin eşi ve kızı, diğer davacıların annesi ve kardeşi vefat etmiştir; mahkemece, her bir ölüm olayı nedeni ile davacılara ne miktarda tazminat istediği açıklattırılıp ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bunun yanı sıra, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, MK’nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacılar için takdir olunan manevi tazminatların düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere asıl dosyada verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl dosya davalısı Güvence Hesabı vekili, asıl dosya davalısı Hasan vekili ve asıl dosya davacıları vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl dosya davalısı Güvence Hesabı vekilinin itirazının kabulüyle bu davalı yararına, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl dosya davalısı Hasan vekilinin itirazının kabulüyle bu davalı yararına, ( 4 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl dosya davacıları vekilinin itirazının kabulüyle asıl dosya davacıları yararına, asıl dosyada verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden asıl dosya davalısı Güvence Hesabı, asıl dosya davalısı … ve asıl dosya davacılarına iadesine, 01.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları