1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. TAŞINMAZ İÇİN İKİ AYRI KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENMESİ – STOPAJI AZ GÖSTERMEK İÇİN MUVAZAALI KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENMESİ – YÜKSEK BEDELLİ ASIL KİRA SÖZLEŞMESİNİN UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜNDE ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ

TAŞINMAZ İÇİN İKİ AYRI KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENMESİ – STOPAJI AZ GÖSTERMEK İÇİN MUVAZAALI KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENMESİ – YÜKSEK BEDELLİ ASIL KİRA SÖZLEŞMESİNİN UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜNDE ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Uyuşmazlık, aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01/11/2009 başlangıç tarihli, aylık 2.000,00-TL ve aynı tarihli, aylık 220,00-TL bedelli sözleşmelerden hangisine itibar edileceği noktasındadır. Davacı takipte aylık 2.000,00-TL bedelli sözleşmeye dayanmış, davalı tarafından sunulan sözleşmedeki imzasını inkar etmemekle birlikte bu sözleşmenin stopaj için düzenlendiğini bildirmektedir. Davalı kiracı aynı tarihli ve 220,00-TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi sunmuş ise de takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmemekte ve fakat sözleşmenin davacıya boş olarak verildiğini, davalı tarafından sonradan doldurulduğunu savunmaktadır. Boş sözleşmeye imza atanın sonradan bunun sözleşmeye aykırı doldurulduğuna dair beyanına itibar edilemeyeceği gibi bundan ayrı davalının sunduğu ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh de bulunmamaktadır. Öte yandan ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının fahiş oranda 2.000,00-TL’den 220,00-TL’ye indirilmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir sebeple düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları da takibe konu dönemde kiralananın aylık kira bedelinin 220,00-TL olamayacağını doğrulamaktadır. Bu durumda takipte dayanılan aylık kirası 2.000,00-TL olan yüksek bedelli kira sözleşmesine değer verilmesi gerekir. Uyuşmazlığın 01/11/2009 başlangıç tarihli ve aylık 2.000,00-TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken muvazaalı kira sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2015/7188 K: 2015/10560 K.T.: 30.11.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davalının 316 TL üzerinden itirazının iptaline, bu miktar üzerinden tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.11.2009 tarihli, bir yıl süreli, aylık 2.000 TL bedelli kira sözleşmesine dayanarak 26.12.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 yılı Şubat ayı ile 2011 yılı Aralık ayları arası eksik ödenen kira bedeli toplamı 44.120 TL’ nin tahsilini istemiştir. Davalı itirazında ve savunmasında yine 01.11.2009 tarihli başka bir kira sözleşmesi sunarak bu kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 220 TL olduğunu, bu miktar üzerinden takibe konu ayların kira bedellerini ödediğini, davacının, davalı tarafından kendisine bırakılan boş sözleşmeyi doldurarak takibe koyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece aylık kira bedelinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının muvazaalı sözleşmenin aksine delil getiremediği gerekçesiyle aylık 220 TL bedelli sözleşmedeki kira bedeli dikkate alınarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 316 TL üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01/11/2009 başlangıç tarihli, aylık 2.000,00 TL ve aynı tarihli, aylık 220,00 TL bedelli sözleşmelerden hangisine itibar edileceği noktasındadır. Davacı takipte aylık 2.000 TL bedelli sözleşmeye dayanmış, davalı tarafından sunulan sözleşmedeki imzasını inkar etmemekle birlikte bu sözleşmenin stopaj için düzenlendiğini bildirmektedir. Davalı kiracı aynı tarihli ve 220 TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi sunmuş ise de takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmemekte ve fakat sözleşmenin davacıya boş olarak verildiğini davalı tarafından sonradan doldurulduğunu savunmaktadır. Boş sözleşmeye imza atanın sonradan bunun sözleşmeye aykırı doldurulduğuna dair beyanına itibar edilemeyeceği gibi bundan ayrı davalının sunduğu ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh de bulunmamaktadır. Öte yandan ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının fahiş oranda 2.000,00 TL den 220,00 TL ye indirilmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu var olan durum karşısında davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir sebeple düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları da takibe konu dönemde kiralananın aylık kira bedelinin 220 TL olamayacağını doğrulamaktadır. Bu durumda takipte dayanılan aylık kirası 2.000 TL olan yüksek bedelli kira sözleşmesine değer verilmesi gerekir. Uyuşmazlığın 01/11/2009 başlangıç tarihli ve aylık 2.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken muvazaalı kira sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları