1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TASARRUFUN İPTALİNE İLİŞKİN TALEP – ÖN ŞART OLARAK DAVALILAR HAKKINDA BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNİN KESİNLEŞMİŞ BİR KARARIN OLMASI GEREKİR

TASARRUFUN İPTALİNE İLİŞKİN TALEP – ÖN ŞART OLARAK DAVALILAR HAKKINDA BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNİN KESİNLEŞMİŞ BİR KARARIN OLMASI GEREKİR

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Davacı alacaklı vekili, borçlu davalılar hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için davaya konu araçları diğer davalılara devrettiğinden bu devirlere dair tasarrufun iptaline karar verilmesi istemi ile her bir üçüncü kişi aleyhine dava açmış davalar arasında irtibat bulunduğundan mahkemece birleştirilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davasının ön şartı borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması, davacı tarafından borçlunun aciz halini gösterir aciz belgesi ibraz edilmesi ve borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Bu durumda, mahkemece davacı alacaklı tarafından İİK’nın 33/a-2 maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak dava açılmış ise sonucun beklenmesi, açılmamış olması halinde borçlu hakkında geçerli bir icra takibinden söz edilmeyeceğinden davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2014/13678 K: 2016/3617 K.T.: 22.03.2016

DAVA : Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalılar ………… vekillerince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.03.2016 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalılar ….. vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı…… ve Talat Somoncu hakkında takipler başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için davaya konu araçları diğer davalılar …….,….,…..,…,…. ve …….’ye devrettiğinden bu devirlere dair tasarrufun iptaline karar verilmesi istemi ile herbir üçüncü kişi aleyhine dava açmış davalar arasında irtibat bulunduğundan mahkemece birleştirilmiştir.

Davalı borçlu …..vekili, müvekkilinin alacaklıya borcu olmadığını ve aciz durumunun bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı …, duruşmada aracı parasını ödeyerek aldığını belirtmiştir.

Diğer davalılar duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.

Mahkemece, davalı borçlu şirketin davaya konu araçları mal kaçırma amacı ile elden çıkarmaya çalıştığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekillirinin tümü tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Tasarrufun iptali davasının ön şartı borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması, davacı tarafından borçlunun aciz halini gösterir aciz belgesi ibraz edilmesi ve borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir.

Somut olayda, davalı borçlu tarafından davacı alacaklı aleyhine ….. İcra Mahkemesi’nin 2014/13 Esas 2014/32 Karar sayılı dosyasından, dava dayanağı takip dosyalarının 6 ay içinde yenilenmediğinden zamanaşımı nedeni ile takibin iptali ile icranın geri bırakılmasını istemiş ve yargılama sonunda zamanaşımı itirazının kabulüyle davacı şirket hakkındaki takiplerle ilgili olarak icranın geri bırakılması kararı verilmiş ve hüküm 27.4.210 tarihinde kesinleşmiştir.

Bu durumda, mahkemece davacı alacaklı tarafından İİK’nın 33/a-2 maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak dava açılmış ise sonucun beklenmesi, açılmamış olması halinde borçlu hakkında geçerli bir icra takibinden söz edilmeyeceğinden davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar 22.3.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları