1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TASARRUFUN İPTALİ DAVASININ AÇILMASI – ÖN KOŞUL OLARAK DAHA ÖNCE AÇILMIŞ VE KESİNLEŞMİŞ BİR KARARIN OLMASI GEREKLİ – DAVANIN REDDİ DURUMUNDA AVUKATIN MAKTU VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE

TASARRUFUN İPTALİ DAVASININ AÇILMASI – ÖN KOŞUL OLARAK DAHA ÖNCE AÇILMIŞ VE KESİNLEŞMİŞ BİR KARARIN OLMASI GEREKLİ – DAVANIN REDDİ DURUMUNDA AVUKATIN MAKTU VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı hakkında takip başlatıldığını, alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için davaya konu araç ve taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğinden bu devirlere dair tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir. Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında geçerli ve kesinleşmiş bir takibin varlığı da ön koşul olup, dava geçerli bir takibin olmadığından bahisle reddedildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2014/9814 K: 2016/3927 K.T.: 29.03.2016

DAVA : Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı ……… hakkında takip başlatıldığını, alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için davaya konu araç ve taşınmazlarını diğer davalılar …, … ve …’a devrettiğinden bu devirlere dair tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu şirket, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Diğer davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, mal kaçırma amaçlarının olmadığını satışların rayiç bedelleri ile yapıldığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava dayanağı ……..İcra Müdürlüğünün 2004/1824 Sayılı takip dosyası ile ile ilgili olarak……. İcra Mahkemesi’nin 2008/1364 Esas 2008/1462 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, daha sonra davacı alacaklı tarafından……. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/71 Esas 2012/482 Karar sayılı dosyası ile başlangıçta İİK’nun 33/a maddesine dayalı olarak zamanaşımı iddiasının vaki olmadığı iddiası ile açılmış ise de daha sonra temel ilişkiye dayalı alacak davasına dönüştürüldüğünden artık ortada geçerli bir takibin
varlığından söz edilmeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında geçerli ve kesinleşmiş bir takibin varlığı da ön koşul olup, dava geçerli bir takibin olmadığından bahisle red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasının 3.bendindeki “13.7832,82 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “1.320,00 TL” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.3.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları