1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. TASARRUFUN İPTALİ DAVASI – ALACAKLILARDAN MAL KAÇIRMA AMACI İLE YAPILAN TEMLİK SÖZLEŞMESİ – BORÇLUNUN MALİ DURUMU VE ZARAR VERME KASTININ BİLİNMESİ – TEMLİK ALANIN BORÇLU İLE AYNI KASABA NÜFUSUNA KAYITLI OLMASI – BORÇLU HAKKINDA ÇOK SAYIDA İCRA TAKİBİ VE TASARRUFUN İPTALİ DAVASI OLMASI

TASARRUFUN İPTALİ DAVASI – ALACAKLILARDAN MAL KAÇIRMA AMACI İLE YAPILAN TEMLİK SÖZLEŞMESİ – BORÇLUNUN MALİ DURUMU VE ZARAR VERME KASTININ BİLİNMESİ – TEMLİK ALANIN BORÇLU İLE AYNI KASABA NÜFUSUNA KAYITLI OLMASI – BORÇLU HAKKINDA ÇOK SAYIDA İCRA TAKİBİ VE TASARRUFUN İPTALİ DAVASI OLMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Asıl borçlu ile temlik alan davalının aynı kasaba nüfusuna kayıtlı olmaları ve hakkında çok sayıda icra takibi ve tasarrufun iptali davası olması, hatta kendisi tarafından da temlik alınan icra takibine devam edilmesi nedeniyle; davalı S.’nin borçlu davalı C.’nin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığı araştırılmalıdır.
T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2013/2158 K: 2014/12494 K.T.: 25.09.2014
DAVA: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile Akbank’a olan borcun borçlu tarafından yatırıldığı halde sanki davalı tarafından yatırılmış gibi temlik sözleşmesi yapıldığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar ve Akbank vekilleri davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 280/1 maddesinde de mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılara zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı vekili borçlu davalının dahili davalı Akbank’a olan borcunun yine borçlu davalı Cevdet tarafından ödendiği halde ödemenin 3. kişi konumundaki davalı Selahattin tarafından yapılmış gibi gösterilerek alacağın ve bu alacak nedeniyle yapılan icra takiplerinin Selahattin’e temlik edildiğini, Selahattin’in borçluya ait ipotekli taşınmazı cebri icra yolu ile satışa çıkardığını, kendilerininde aynı taşınmaz üzerinde haczinin bulunduğunu iddia ederek muvazaalı işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece borçlu davalının yapmış olduğu bir işlem olmaması ve muvazaanın kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira borç, asıl borçlu tarafından ödenmiş olduğu halde alacak bir başka 3. kişiye temlik edilmiş ise yapılan bu işlemin borçlunun bir tasarrufu olarak kabulü gerekir. Bu durumda aynı kasaba nüfusuna kayıtlı olmaları ve dosya kapsamından hakkında çok sayıda icra takibi ve tasarrufun iptali davası olması, hatta kendisi tarafından da temlik alınan icra takibine devam edilmesi nedeniyle davalı Selahattin’in borçlu davalı Cevdet’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının irdelenmesi ve bu hususun karar yerinde tartışılması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları