1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 1. Hukuk Dairesi
  4. TAPU İPTALİ VE TESCİL – VASİNİN AÇTIĞI DAVADA YARGILAMA AŞAMASINDA KISITLININ ÖLMESİ – TARAF OLABİLME EHLİYETİNİN ARAŞTIRILIP SAPTANMASI

TAPU İPTALİ VE TESCİL – VASİNİN AÇTIĞI DAVADA YARGILAMA AŞAMASINDA KISITLININ ÖLMESİ – TARAF OLABİLME EHLİYETİNİN ARAŞTIRILIP SAPTANMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacının kısıtlandığı, kendisine oğlunun vasi tayin edildiği, davacının kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmazı davalıya satış suretiyle devrettiği, devir tarihinde davacının hukuki ehliyeti bulunmadığından temlikin geçersiz olduğu iddiasıyla davacı vasisi oğlunun eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında, kısıtlı davacının öldüğü, geriye oğlu olan vasi ile dava dışı 6 çocuğunun kaldıkları, Mahkemece, vasi oğula husumet eksikliğini tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak kesin süreye rağmen anılan eksikliği gidermediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı yargılama sırasında öldüğüne göre, davanın ölenin mirasçıları tarafından yürütülmesi gerektiği açık olup, davadan usulen haberdar edilmeleri zorunludur. Davada taraf olabilme ehliyetinin araştırılıp saptanması konusu, usul hukukuna dair olup dava şartlarından sayıldığından mahkemece resen yerine getirilmelidir. Bu halde, mahkemece yapılacak iş, davacının mirasçılarını belirleyip onlara davetiye göndererek davaya iştiraklerini sağlamaktır. Mahkemece yapılması gereken işin, vasi sıfatıyla dava açan ve sonrasında mirasçı olan oğluna kesin süre verilerek yüklenmesi doğru değildir.
Hâl böyle olunca, davacı mirasçılarına tebligat yapılması, davayı takip etmezler ise davayı takip eden oğula, ölü davacı terekesine temsilci atanması için süre verilmesi ve bu şekilde öncelikle teşkilinin sağlanması gerekir.

T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
E: 2014/16455 K: 2016/5186 K.T.: 27.04.2016

DAVA : Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine dair olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Kartal 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 12.10.2006 tarih 2006/986 E – 2006/1253 K sayılı kararı ile davacı Aziz T.’nın kısıtlandığı, kendisine oğlu olan Günal’ın vasi tayin edildiği, Aziz’in kayden maliki olduğu 06.03.1989 tarih, sıra no:243, cilt no: 3 ve sayfa no:62’de kayıtlı çekişme konusu taşınmazı 08.07.2002 tarihinde davalı Mehmet’e satış suretiyle devrettiği, devir tarihinde Aziz’in hukuki ehliyeti bulunmadığından temlikin geçersiz olduğu iddiasıyla davacı vasisi Günal’ın eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında, 16.09.2012 tarihinde, kısıtlı Aziz’in öldüğü, geriye oğlu olan vasi Günal ile dava dışı çocukları Abdülaziz, Sinan, Nuriye, Hürüye, İsmail Hakkı ve Düriye’nin kaldıkları, 13.11.2013 tarihli celsede, vasi Günal’a husumet eksikliğini tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak kesin süreye rağmen Günal’ın anılan eksikliği gidermediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davacı Aziz yargılama sırasında öldüğüne göre, davanın ölenin mirasçıları tarafından yürütülmesi gerektiği açık olup, davadan usulen haberdar edilmeleri zorunludur. Davada taraf olabilme ehliyetinin araştırılıp saptanması konusu, usul hukukuna dair olup dava şartlarından sayıldığından mahkemece resen yerine getirilmelidir. Bu halde, mahkemece yapılacak iş, davacının mirasçılarını belirleyip onlara davetiye göndererek davaya iştiraklerini sağlamaktır.
Ne var ki, mahkemece yapılması gereken işin, vasi sıfatıyla dava açan ve sonrasında mirasçı olan Günay’a kesin süre verilerek yüklenmesi doğru değildir.
Hâl böyle olunca, Aziz mirasçılarına tebligat yapılması, davayı takip etmezler ise davayı takip eden Günal’a, ölü Aziz terekesine temsilci atanması için süre verilmesi ve bu şekilde öncelikle teşkilinin sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ: Günal’ın temyiz itirazları açıklanan sebeple yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan sebeplerle (6100 Sayılı Kanun’un geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları