1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. TAHLİYE VE İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ – SÜRESİNDE YAPILMAYAN İTİRAZ – KESİNLEŞEN TAKİP NEDENİYLE İTİRAZIN İPTALİ AÇILMASINDA HUKUKİ YARAR OLMADIĞI – 30 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİ DOLMADAN DAVA AÇILAMYAACAĞI

TAHLİYE VE İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ – SÜRESİNDE YAPILMAYAN İTİRAZ – KESİNLEŞEN TAKİP NEDENİYLE İTİRAZIN İPTALİ AÇILMASINDA HUKUKİ YARAR OLMADIĞI – 30 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİ DOLMADAN DAVA AÇILAMYAACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalı borçlunun süresinde yapmış olduğu bir itiraz bulunmadığından takip kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen takipten dolayı davacı alacaklı hukuki yararı olmadığından itirazın iptalini isteyemez.  Öte yandan; ödeme emrinin davalı borçluya 06.09.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise yasal 30 günlük ödeme süresi dolmadan 01.10.2013 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibari ile temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden, bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2014/11113 K: 2015/9829 K.T.: 12.11.2015
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.10.2011 başlangıç tarihli ve 30 gün süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 600 TL olup, peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı anılan sözleşmeye dayanarak 03.09.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 400- TL Ekim/2012 kirası ile aylık 600 TL’den Kasım/2012 ile Eylül/2013 arası toplam 7.000-TL kira alacağının 528,16-TL faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin davalı borçluya 06.09.2013 tarihinde tebliği üzerine davalı, yasal itiraz süresi sonrası 16.09.2013 tarihinde itiraz dilekçesini sunmuştur. Davalı borçlunun süresinde yapmış olduğu bir itiraz bulunmadığından takip kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen takipten dolayı davacı alacaklı hukuki yararı olmadığından itirazın iptalini isteyemez. O halde belirtilen itirazın iptali isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan; ödeme emrinin davalı borçluya 06.09.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise yasal 30 günlük ödeme süresi dolmadan 01.10.2013 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibari ile temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden, bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları