1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Ceza Dairesi
  4. SÜRÜCÜ BELGESİNİN ALINMASI TEDBİRİNİN HAGB KARARININ KESİNLEŞMESİYLE YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ

SÜRÜCÜ BELGESİNİN ALINMASI TEDBİRİNİN HAGB KARARININ KESİNLEŞMESİYLE YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tedbirin ancak hükmün açıklanmasından sonra kararın kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği, mahkumiyet hükmü açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında uygulanan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin güvenlik tedbirinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekeceği cihetle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gerekir.
T.C.
Yargıtay
9. Ceza Dairesi
E: 2009/13556 K: 2009/10454 K.T.: 21.10.2009
Taksirle Ölüme neden olma suçundan sanık R.A.’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 85/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. Fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. Maddesi gereğince 1 yıl süre ile geri alınmasına, ilişkin karar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarihli ve 2008/13 esas, 2008/32 sayılı kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın ehliyetinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükmün infazına ne zaman başlanacağı hususunda doğan tereddüt üzerine ehliyetin geri alınmasına ilişkin hükmün 5 yıllık denetim süresi beklenmeksizin derhal infazına ilişkin aynı mahkemenin 30.10.2008 tarihli ve 2008/13-32 sayılı ek kararına yapılan itiraz üzerine sanık hakkında uygulanan ehliyetin geri alınmasına ilişkin kararın hüküm niteliğinde olup temyize tabi olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2008 tarihli ve 2008/1092 esas, 2008/1132 sayılı değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/6. Maddesinde sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararın hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği ve süresinin cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlayacağı hususunun yer aldığı, mahkemece verilen mahkumiyet kararı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulandığı, dolayısıyla açıklanmış ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tedbirin ancak hükmün açıklanmasından sonra kararın kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği, mahkumiyet hükmü açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında uygulanan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin güvenlik tedbirinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekeceği cihetle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı 27.05.2009 gün ve 29514 sayılı Kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2009 gün ve 153837 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2008 tarih ve 2008/1092 ve 2008/1132 sayılı kararının CMUK’un 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2008 tarih ve 2008/1092 ve 2008/1132 sayılı kararının CMUK’un 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları