1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 13. Hukuk Dairesi
  4. SÖZLEŞMENİN İPTALİ DAVASI – HATA VE HİLE NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN İPTALİ

SÖZLEŞMENİN İPTALİ DAVASI – HATA VE HİLE NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN İPTALİ

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava, sözleşmenin iptali davasıdır. Davacı, açmış olduğu davada sözleşmede hata ve hileye düşürüldüğünü, okur yazar olmadığını, bu durumu öğrendikten sonra bir yıl içerisinde davayı açtığını ileri sürmüştür. Mahkemece irade beyanının öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kullanılmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Davacının iddia ettiği tarihten önce hata ve hileyi öğrendiğine yönelik savunma ve delil bulunmamaktadır. Davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. İddia ve savunmaya yönelik tüm deliller toplanıp işin esası incelenerek karar verilmelidir.

T.C.
Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
E: 2015/915 K: 2016/1041 K.T.: 20.01.2016

 

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşuldu:

KARAR: Davacı, davalı ile aralarında, kendisine ait taşınmaz içerisinde bulunan su kaynağının kullanımına dair sözleşme düzenlendiğini, noterde yapılan bu sözleşme ile su kullanım hakkını davalının babası A. mirasçılarına bırakmayı amaçladığını, oysa davalının sadece kendisinin kullanımı yönünde sözleşme yaptırdığını öğrendiğini, hata ve hileye düşürüldüğünü ileri sürerek sözleşmenin hata ve hile sebebiyle iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Davacı, açmış olduğu davada 05.08.2004 tarihli sözleşmede hata ve hileye düşürüldüğünü, okur yazar olmadığını, bu durumu 18.01.2010 tarihinde öğrendiğini ileri sürmüş ve 28.06.2010 tarihinde dava dilekçesini vermiştir. Mahkemece irade beyanının öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kullanılmadığı 2010 yılında öğrenildiği, 2011 yılında dava açıldığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Davacının iddia ettiği 18.01.2010 tarihinden önce hata ve hileyi öğrendiğine yönelik savunma ve delil bulunmamaktadır. Davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca iddia ve savunmaya yönelik tüm deliller toplanıp işin esası incelendikten sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-) Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 25,20-TL harcın istenmesi halinde iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları