1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 15. Ceza Dairesi
  4. ŞİRKETİNİN SİGORTA PİRİMLERİNİ ÖDEMEMEK – DOLANDIRICILIK SUÇUNUN OLUŞMAYACAĞI

ŞİRKETİNİN SİGORTA PİRİMLERİNİ ÖDEMEMEK – DOLANDIRICILIK SUÇUNUN OLUŞMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Vergi Dairesinin yazısında şirketin vergi kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında ödenmeyen sigorta primlerinin kurum tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre sanıktan alınmasının mümkün bulunduğu, Kurumun kendisine bildirilen işyerlerini denetleme yetkisinin bulunduğu gözetildiğinde dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
15. Ceza Dairesi
E: 2012/8123 K: 2014/1444 K.T.: 29.01.2014
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığa ait Gaziantep’te faaliyet gösteren A.D. İnşaat Orman Ltd. Şirketi olduğu, bu şirketin Orman Ürünleri ve Hızarcılık adlı işyeri bulunduğu, SGK’ya sanık tarafından bu işyerinin faal olduğu ve çalışan işçiler olduğu yazıyla (sigortalı işe giriş bildirgesi) bildirilmesine rağmen primlerinin ödenmediğinin tespiti üzerine; kurum tarafından yapılan denetimlerde işyerinin faaliyette olmadığının ve bildirilen işçilerin fiilen çalışmadıklarının tespit edildiği, sanığın kuruma bağlı olan hastanelerden çalışmadığı halde ücretsiz yararlandığı, ücretsiz yararlanmış olduğu 63,40 TL parayı hakkında kovuşturma işlemi başlandıktan sonra etkin pişmanlık göstererek katılan kuruma ödediği olayda; suça konu şirketin hayali bir şirket olmadığı Gaziantep Ticaret Sicil Memurluğu’nun 30.11.2006 tarihli yazı cevabına göre; sanığa ait şirketin 08.06.2005 tarihinde tescil edildiği Ticaret Odası tarafından şirket çalışanları ve ortaklarının açık adres ve kimlik bilgilerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nu bildirildiği, Vergi Dairesinin yazısında şirketin vergi kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında ödenmeyen sigorta primlerinin kurum tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre sanıktan alınmasının mümkün bulunduğu, Kurumun kendisine bildirilen işyerlerini denetleme yetkisinin bulunduğu gözetildiğinde dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları