1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 10. Hukuk Dairesi
  4. SİGORTALILIK BAŞLANGICI – ONSEKİZ YAŞINDAN ÖNCE ÖDENEN PRİMLER – PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

SİGORTALILIK BAŞLANGICI – ONSEKİZ YAŞINDAN ÖNCE ÖDENEN PRİMLER – PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için dava açmıştır. İşçinin sigortalılık başlangıcının 18 yaşın dolmasıyla başlayacağı yasa kuralıdır. Eğer 18 yaşın altındaki işçi için prim ödenmiş ise, bu primler sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilecektir. 18 yaş öncesinde ödenen primlerin sigortalılık başlangıcına esas olmayacağı gözönüne alınmalıdır.
T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
E: 2009/17256 K: 2010/534 K.T.: 21.01.2010
DAVA: Davacı 01.04.1983 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR: 506 sayılı kanunun 60/G maddesi; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulamasında 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak bu tarihten önceki sürelerin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği hükmünü içermekte olup, aynı Kanunun Geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan ve 10.06.1971 doğumlu olan davacı sigortalının; sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.06.1989 tarihi olarak tespiti ve bu tarihten önceki çalışılan süreler için ödenen malulliyet, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesine karar verilmesi gerektiği halde, aksi düşüncelerle sigortalı çalışma başlangıcının 01.04.1983 tarihi olarak tespiti, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları