1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. Hukuk Genel Kurulu
  4. SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ – EYLEMLİ ÇALIŞMAYA KARİNE – SİGORTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN BAŞLANGICI

SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ – EYLEMLİ ÇALIŞMAYA KARİNE – SİGORTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN BAŞLANGICI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davada, toplanan delillerle süresinde kurum kayıtlarına geçen ve sahteliği savunulmayan işe giriş bildirgesine dayalı eylemli çalışmanın kanıtlandığı, kaldı ki, çalışmanın fıili olmaması halinde bir aylık süre içinde işverence kuruma işe giriş bildirgesinin verilemeyeceği olguları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.x6.1978 olarak tesbitine karar vermiş olması usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.
T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
E: 2001/21-1057 K: 2001/1094 K.T.: 05.12.2001
DAVA: Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya İş Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 24.10.2000 gün ve 1999/1217 E. – 2000/809 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2000 gün ve 2000/8979-9063 sayılı ilamiyle
(… Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin 506 sayılı yasanın 2. maddesinin belirlediği biçimde eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön özellikle Sosyal Sigortalar Kanununun 6. maddesinde de vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığı işyerinin 506 sayılı yasa kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmak ve kendisi ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır …)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR: Davacı, davalıya ait işyerine 01.06.1978 tarihinde girişine ilişkin işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına geçtiği halde bir aylık çalışmasının kuruma bildirilmediğini bu hususun tahsis işlemlerini aksattığını beyanla, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1978 olarak tespitini talep etmiştir.
Mahkemenin, davanın kabulüne dair verdiği karar, özel dairece yukarıda açıklanan nedenle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Dava, sonucu itibariyle sigortalılık başlangıcının tespiti isteğine ilişkin olup, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 108. maddesi “malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir. Tahsis işlemlerinde nazara alınan sigortalılık süreleri bu sürelerin başlangıç tarihi ile sigortalının yazılı istekte bulunduğu tarih arasında geçen süredir” şeklinde sigortalılık süresini tarif etmiştir.
Davacının işe girdiği tarihte geçerli olan 506 sayılı yasanın (08.09.1999 gün 4447 sayılı Yasa ile değişikliğinden önceki) 9. maddesinde belirtilen “işveren çalıştırdığı sigortalıları örneği kurumca hazırlanacak bildirgelerle en geç bir ay içinde kuruma bildirmeye mecburdur” hükmüne göre, işverence düzenlenen, davacının davalıya ait 72.93.05.01 nolu işyerine 01.06.1978 tarihinde girdiğine ilişkin işe giriş bildirgesi 01.07.1978 tarihinde kurum kayıtlarına geçmiş, kurumca kabul edilen ve sahteliği savunulmayan bu bildirgeye göre davacıya 11550800 sigorta sicil numarası verilmiş ve sigortalı bu sicil numarası ile 1999 yılına kadar değişik işyerlerinde toplam 5378 gün sigortalı olarak çalışmıştır.
506 sayılı yasanın 6. maddesinde, “çalıştırılanlar, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olurlar, sigortalılar ile işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlülükleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar” hükmü göz önünde bulundurulduğunda da işe giriş bildirgesinin süresinde kurum kayıtlarına geçmiş olması ve sahteliğinin de savunulmadığı olgusu karşısında kurumun, çalışmanın varlığını denetleyip primleri işverence ödenmesini sağlaması gerekirken, bu işlemleri yapmamadan doğan kusurunu, çalışma süresinin kurum kayıtlarına geçip geçmediğini bilebilecek durumda olmayan sigortalıya yüklemek hakkaniyet kurallarına aykırıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 14.02.2001 gün, 2001/10-121 E, 2001/152 K, 21. HD’nin 11.07.1996 gün 96/4172 E, 96/3236 K, 10. HD’nin 10.12.1996 gün, 96/10526 E, 10602 K, 10. HD’nin 04.03.1997 gün 97/1619 E., 1705 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, tanıklarca da doğrulanan, süresinde kurum kayıtlarına geçmiş ve sahteliği iddia edilmemiş işe giriş bildirgesi sigortalının hiç olmazsa işyerinde 1 gün eylemli çalıştığının karinesini oluşturur.
Her ne kadar, bozma ilamında da belirtildiği gibi işe giriş bildirgesinin verilmiş olması tek başına, çalışma olgusunun varlığına delil teşkil etmeyip eylemli çalışmanın da kanıtlanması gerekir ise de; mahkemece ücret bordrolan ve belgeler davalı işverenden istendiği halde, işverenin, 1978 yılına ait tüm belgeleri zamanaşımına uğradığı için gönderemeyeceğini, davacının çalışması ile ilgili delillerin olmadığını bildirmesi karşısında bordro tanıklarının tespit edilip dinlenmesi olanağı bulunmadığı gibi, işyeri numarası işe giriş bildirgesinde belirtildiğine göre işyerinin kapsamda olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmamaktadır.
O halde, davada, toplanan delillerle süresinde kurum kayıtlarına geçen ve sahteliği savunulmayan işe giriş bildirgesine dayalı eylemli çalışmanın kanıtlandığı, kaldı ki, çalışmanın fıili olmaması halinde bir aylık süre içinde işverence kuruma işe giriş bildirgesinin verilemeyeceği olguları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1978 olarak tesbitine karar vermiş olması usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.
SONUÇ: Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 4792 sayılı S. S. Kurumu Kanununun 2868 sayılı Yasa ile değişik 24/C maddesi uyarınca kurumdan harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları