1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 15. Ceza Dairesi
  4. SGK’DAN EMEKLİ AYLIĞI ALMA KOŞULLARININ SAĞLANIP SAĞLANMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ – EKSİK SORUŞTURMA YAPILMASI – NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU

SGK’DAN EMEKLİ AYLIĞI ALMA KOŞULLARININ SAĞLANIP SAĞLANMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ – EKSİK SORUŞTURMA YAPILMASI – NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Sanığın babasından kalan emekli aylığını alma koşullarını kaybedip kaybetmediğinin dönem içerisinde araştırılıp araştırılmadığı, en geç 15’er günlük periyotlar dahilinde yapılması gereken yoklamaların yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte kişinin aldığı yersiz ödemelerin tespit edildiği hususlarının ilgili kurumdan sorulması, sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; mahkemenin tensip tutanağının 6. bendinde yer alan sanığın babasından ve eşinden hangi tarihler arasında ne miktarda aylık aldığının, toplam borç miktarının ne kadar olduğunun, geri ödeme bulunup bulunmadığının sorulması şeklindeki ara kararına cevap verilmemesi sonucu yazının tekidi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yazıya cevap verilmemesi karşısında yazı cevabı beklenilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
15. Ceza Dairesi
E: 2011/11169 K: 2012/6259 K.T.: 31.01.2012
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
SGK Genel Müdürlüğü’nün katılan olmasına rağmen karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama neticesine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 55/son maddesi ve Sosyal Sigortalar Yoklama Yönetmeliği’nin 73 ve devamı maddesi ile ilgili tebliğin 6 ve 7. maddeleri kapsamında;
“Gelir veya aylık almakta iken ölen ya da gerekli koşulları kaybedenlerin zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin durdurulması, daha sonra da gelir/aylığın kesilerek varsa yersiz ödemelerin geri alınması amacıyla bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslar dahilinde yoklama işlemleri yapılır. Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için, sigortalının; dul eşinin evlenmediği hususları, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yürütülecek yoklama işlemleri ile tespit edilir.
Kurum gerekli gördüğü zaman ve hallerde belirleyeceği yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli, vasi, kayyım ve vekillerinin, tebliğin 6. maddesinde yer alan bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi gelir veya aylık ödeyen bankalar ve PTT şubelerine de yaptırılabilir. Kurumca, gelir/aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hallerde, kendi mevzuatlarına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş, birlik ve odalar ile vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge istenebilir, Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün nüfus kütükleri her ay 15 günü geçmemek üzere belirli periyotlarla karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölüm veya evlenme nedeniyle gelir ve aylık alma hakkını yitirdiği tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylık ödemeleri durdurulur.
B- 5510 sayılı yasanın 96. maddesine göre; “kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır” hükümlerini amirdir.
1- Sanığın babasından kalan emekli aylığını alma koşullarını kaybedip kaybetmediğinin dönem içerisinde araştırılıp araştırılmadığı, en geç 15’er günlük periyotlar dahilinde yapılması gereken yoklamaların yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte kişinin aldığı yersiz ödemelerin tespit edildiği hususlarının ilgili kurumdan sorulması, sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; mahkemenin tensip tutanağının 6. bendinde yer alan sanığın babasından ve eşinden hangi tarihler arasında ne miktarda aylık aldığının, toplam borç miktarının ne kadar olduğunun, geri ödeme bulunup bulunmadığının sorulması şeklindeki ara kararına cevap verilmemesi üzerine 26.02.2008 tarihli celsede yazının tekidi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yazıya cevap verilmemesi karşısında yazı cevabı beklenilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Kurumun veya sanığın hatalı işlemi nedeniyle yersiz ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile, yersiz ödemenin, sanığın ödemesine göre faizli veya faizli olmaması da dikkate alınarak, miktarının tespiti, hatanın sanıkta olması halinde hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin, hatanın kurumda olması halinde, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin talep edilebileceği hüküm altına alınmakla ve somut olayda, hatalı işlemin tespit edildiği tarih olan 24.11.2005 tarihinden geriye doğru hatanın kaynaklandığı ilgiliye göre 5 veya 10 yıllık yersiz ödemenin tespitinin gerekmesi ile sonucuna göre, elde edilen menfaat belirlenerek, adli para cezasının miktarının tayin edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Adli para cezalarının 5083 sayılı kanunun 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/ 11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları