1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. Hukuk Genel Kurulu
  4. SERVİS FİŞLERİNİN USULÜNE UYGUN TUTULMAMASI HALİNDE SORUMLULUĞUN TÜKETİCİYE YÜKLENEMEYECEĞİ – ARAÇTAN SÜREKLİ YARARLANAMAMA HALİNİN VE SÖZLEŞMEDEN DÖNME KOŞULUNUN GERÇEKLEŞMESİ

SERVİS FİŞLERİNİN USULÜNE UYGUN TUTULMAMASI HALİNDE SORUMLULUĞUN TÜKETİCİYE YÜKLENEMEYECEĞİ – ARAÇTAN SÜREKLİ YARARLANAMAMA HALİNİN VE SÖZLEŞMEDEN DÖNME KOŞULUNUN GERÇEKLEŞMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacının satın aldığı aracın, sonradan oluşan önden gelen ses nedeniyle 28.08.2008; 10.09.2008 ve 15.10.2008 tarihlerinde servise götürüldüğü ve davalı tarafından ücretsiz onarımının yapıldığı anlaşıldığından, araçtan sürekli yararlanamamanın gerçekleştiği, davacı için sözleşmeden dönme koşulunun oluştuğu ve davanın kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
T.C
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
E: 2013/13-124 K: 2013/1524 K.T.: 06.11.2013
Taraflar arasındaki “araç satış bedelinin iadesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4.Tüketici Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 09.12.2010 gün ve 2009/772 E. – 2010/838 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2012 gün ve 2012/4836 E- 2012/8566 karar sayılı ilamı ile;
(… Davacı, davalıdan 22.01.2008 tarihinde satın aldığı aracın ön kısmından gelen ses şikayeti ile defalarca davalıya ait servise başvurduğunu, davalının her seferinde onardığından bahisle aracı iade ettiğini, ancak araçtaki arızanın giderilemediğini, arızanın araçtaki ayıptan kaynaklandığını ve bu nedenle aracı servisten teslim almadığını seçimlik haklarından bedel iadesini kullanacağından bahisle satış bedeli olan 31.080,19 TL’nin teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğundan bahisle satış bedelinin iadesini istediği, davalı ise aracın ayıplı olmadığını bu nedenle davanın reddini dilemiştir. Dava konusu aracın seyir halinde önden gelen ses şikayeti ile ilk olarak 28.08.2008 tarihinde davacının servise başvurduğu, yine aynı arıza nedeni ile 10.09.2008 ve 15.10.2008 tarihlerinde aracı servise getirdiği ve davalı tarafından ücretsiz onarımın gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Aynı şikayet ile ilgili önceki başvurularda servis tarafından bir işlem yapılıp yapılmaması sonuca etkili değildir. Davalının oyalamaları hukuken himaye edilemez. Araçtan sürekli yararlanamamanın gerçekleştiği, böylelikle sözleşmeden dönme şartının oluşmuş olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir …)
gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı araç bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan 22.01.2008 tarihinde satın aldığı aracın ön kısmından gelen ses şikayeti ile defalarca servise gittiğini; ayrıca teslim alındıktan 20 gün sonra aracın sağ koltuğun oturma bölümündeki deri döşemedeki yırtık; arka bagaj camının sağ köşesinde siyah kalın bir boya akıntısı, sol arka tampondaki boyanın kabarıp büyük bir bölümünün dökülmeye başlaması, ön cam fitilinin yerinden çıkıp rüzgarın etkisiyle tavana vurduğunu, önden gelen sesi davalının her seferinde tamir ettiğini bildirerek aracı iade ettiğini, ancak araçtaki arızanın giderilemediğini, arızanın araçtaki ayıptan kaynaklandığını ve bu nedenle aracı servisten teslim almadığını seçimlik haklarından bedel iadesini kullanacağını ileri sürerek, satış bedeli olan 31.080,19 TL’nin teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu araçta giderilemeyen bir arıza bulunmadığını, aracın 01.11.2008 tarihi itibariyle sorunsuz çalışır durumda olduğunun ihtaren de bildirilmesine rağmen davacı tarafça alınmadığını, davacının tamir hakkını kullanması nedeniyle bedel iadesi isteyemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesine göre bedel iadesi isteminin yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; davacı yanın temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, yukarda metni aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur. Yerel Mahkeme, önceki kararda direnmiştir.
Direnme kararını temyize davacı vekili getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; araçtan sürekli yararlanamama nedeniyle sözleşmeden dönme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, buna göre de satış bedelinin iadesine ilişkin davanın kabulü gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriğinden; davacının 22.01.2008 tarihinde 2008 model F. Doblo Combi marka aracı satın aldığı, 13 ay garanti süresinin bulunduğu; servis iş kabul kartlarının incelenmesinden de, davacının ilk olarak 28.08.2008 tarihinde araçta “seyir halinde önden ses var; sol arka tampon boyası dökülmüş ve cam fitili yerine takılacak” şikayeti ile servise başvurduğu, serviste arızanın görüldüğü, diagnos çalışması yapıldığının şerh edildiği;10.09.2008 tarihli ikinci başvuruda da aynı şikayetlerle servise gidildiği, yine arıza araştırması yapıldığının kayda geçirildiği,15.10.2008 tarihli servise başvuruda ise, “seyir halinde uğultu sesi kontrolü” şikayeti ile servise başvurulduğu ve servis tarafından sağ ön aks rulmanının değiştirildiği, rulmanın kullanıcı kaynaklı olarak paslandığının kayda geçirildiği görülmüştür.
Davalı T. A.Ş tarafından, davacı A.K.’ye gönderilen 11.11.2008 tarih ve 9042 yevmiye nolu ihtarnamede; ön taraftan gelen uğultu sesi şikayetine yönelik B. Küçükyalı servisinde diagnos ve test sonrasında konunun şirketin teknik ekibine servis tarafından bildirildiği, şirketin teknik ekibince yapılan incelemede sesin varlığının tespit edildiği ve aracın 31.10.2008 tarihinde fabrikaya alındığı, sağ ön aks rulmanı değişimi yapılarak sorunun çözüldüğü, rulmanda aşırı korazif etkinin dikkat çektiği, durumun ürün kaynaklı bir sorun olmadığı, bu arada mağduriyetin giderilmesi için araç tahsis edildiği, aracın 01.11.2008 tarihinden itibaren bayiiden teslim alınabileceği bildirilmiştir. Ancak davacı tarafından araç 28.02.2009 tarihinde keşif yapılmak üzere teslim alınmıştır.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 13/3. maddesinde; “Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4’üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir….”; 4/2. maddesinde ise; “ Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir.” denilmek suretiyle tüketicinin sahip olduğu haklar sıralanmıştır. Öte yandan 13 ve 31.maddesindeki düzenlemeler doğrultusunda 14/06/2003 tarihinde yürürlüğe giren Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14.maddesinde de “ Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın;
a) Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması,
b) Tamiri için gereken azami sürenin aşılması,
c) Firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun mevcut olmaması halinde sırasıyla satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisinin düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının belirlenmesi, durumlarında, tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir.” denilmektedir.
14.06.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sanayii Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin servis fişi başlıklı 11. maddesinde de,“ Servis istasyonları, kendilerine intikal ettirilen arızalı mallar ile ilgili olarak aşağıda belirtilen hususları içeren servis fişini tekemmül ettirmek ve tüketicilere vermek zorundadırlar.
a) Yetkili servisin ünvan, adres, telefon, telefaks ve diğer erişim bilgileri,
b) Malın servis istasyonuna teslim veya mala ilişkin arızanın bildirim tarihi,
c) Malın tüketiciye teslim tarihi,
d) Malın arızası ve yapılan işlemler (açık olarak yazılacaktır)
e) Varsa ücreti,
f) Servis yetkilisinin imzası,
g) Bu Yönetmeliğin 10’uncu maddesinde yer alan, servis istasyonlarının sorumluluklarını gösterir hususlar,
h) (Ek:RG-24/4/2011-27914) Tüketicinin ürünle ilgili şikayet ve talepleri.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre servis fişlerinin bu hükme uygun tutulmamasının sorumluluğu tüketiciye yüklenemez.
Somut olayda;davacının 22.01.2008 tarihinde satın aldığı aracın, sonradan oluşan önden gelen ses nedeniyle 28.08.2008; 10.09.2008 ve 15.10.2008 tarihlerinde servise götürüldüğü ve davalı tarafından ücretsiz onarımının yapıldığı anlaşıldığından, araçtan sürekli yararlanamamanın gerçekleştiği, davacı için sözleşmeden dönme koşulunun oluştuğu ve davanın kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440. maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları