1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 19. Hukuk Dairesi
  4. SENEDİN TANZİMİNDE EHLİYET OLMADIĞI İDDİASI – MENFİ TESPİT – EHLİYETİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLDUĞU

SENEDİN TANZİMİNDE EHLİYET OLMADIĞI İDDİASI – MENFİ TESPİT – EHLİYETİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLDUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Ehliyet kamu düzeniyle ilgili olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Davacı vekili müvekkilinin hukuki ehliyetinin olmadığını iddia ettiğine göre mahkemece, davacının senedin keşide tarihinde fiil ehliyetinin olup olmadığı konusunda uzman kuruluşlardan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
T.C.
Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
E: 2014/20486 K: 2015/7800 K.T.: 27.05.2015
DAVA: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili; müvekkili ile davalının Yıldıztepe Mahallesi 49 ada 20 parselde tapuya kayıtlı taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin taşınmazın parasını sözleşme gereği peşin olarak ödendiğini, müvekkilinin uzun yıllar psikolojik sorunu olduğunu, kolay etki altında kaldığını, müvekkilinin davalıyla yeni bir mülk almak üzere anlaşmaya vardıklarını, bu kapsamda kendisine 56.500 TL tutarlı bono verdiğini, sonra müvekkilinin alışverişten vazgeçtiğini, davalının senet mukabilinde taşınmazı devretmediği gibi senet bedelinin ödenmesini istediğini, senet üzerinde, senedin karşılığının malen müvekkiline verildiği yazılmış ise de, bu senede mukabil müvekkiline herhangi bir mal verilmediğini, müvekkilinin ağır psikolojik sorunları nedeniyle hukuki ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibine dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının satın aldığı taşınmazın parasını peşin olarak ödediğini, yapılan satış işleminden bir alacak kalmadığını, satış yapılan evle ilgili bir takım değişiklikler yapıldığını, dava konusu senedin yapılan bu değişikliklerle ilgili olduğunu, davacının akıl sağlığının yerinde olduğunu, senet bedelini ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının senet tanziminden önce satış konusu taşınmazın kazanımında eylem ehliyeti bulunduğu ancak senedin tanziminde ehliyetinin olmadığı iddiası 4721 sayılı TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bu konuda adli tıp incelemesine gerek görülmediği, davacının senedin davalıya bir diğer taşınmazın alımı için verildiğini ileri sürdüğü, ancak taşınmaz satış sözleşmesine ilişkin delil sunmadığı, bilirkişi incelemesinde taşınmazda tadilat yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, taşınmazın piyasa değerinin sözleşme ile uyumlu olduğunun belirlendiği de gözetildiğinde davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Ehliyet kamu düzeniyle ilgili olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Davacı vekili müvekkilinin hukuki ehliyetinin olmadığını iddia ettiğine göre mahkemece, davacının senedin keşide tarihinde fiil ehliyetinin olup olmadığı konusunda uzman kuruluşlardan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları