1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. SATIŞ İŞLEMLERİNİN İPTALİ – HACZİN DÜŞMESİ – TAŞINMAZ HACZİ – TAŞINMAZIN SATIŞININ YASAL SÜRESİNDE İSTENDİĞİ

SATIŞ İŞLEMLERİNİN İPTALİ – HACZİN DÜŞMESİ – TAŞINMAZ HACZİ – TAŞINMAZIN SATIŞININ YASAL SÜRESİNDE İSTENDİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Borçlular hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte taşınmazın borçlunun borcu sebebiyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. İcra takip dosyasının incelenmesinde, taşınmazın tapu kaydına 16.08.1999 tarihinde haciz konulduğu ve bu sırada taşınmazın borçlu adına kayıtlı olduğu, temlik eden takip alacaklısı tarafından 31.07.2001 tarihinde satış istenerek, satış masrafının dosyaya yatırıldığı görülmüştür. Buna göre haciz tarihi itibari ile iki yıllık yasal sürede satış istenmiş olup, dairemizin değişen içtihatlarına göre anılan maddede düzenlenen sürenin hesabında hacizden itibaren ilk satış talebinin tarihi esas alınacağından, haciz düşmemiştir. Buna göre, 1999 tarihli ilk haciz geçerli olup, şikayetçi-üçüncü kişi taşınmazı bu hacizle yükümlü olarak satın almış olmakla, mahkemece anılan hacze yönelik şikayetin reddi gerekir.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/7038 K: 2016/9468 K.T.: 30.03.2016
DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Alacağını temlik eden takip alacaklısı tarafından davadışı borçlular hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, şikayetçi-üçüncü kişi … borçlu adına kayıtlı taşınmazı 09.02.2004 tarihinde satın aldığını, alacaklı tarafından süresinde satış istenmediğinden taşınmaz üzerindeki haczin İİK’nın 106-110. maddeleri gereğince düştüğünü belirtilerek, alacaklı vekilinin taşınmaza yeniden haciz konulması talebinin, taşınmazın haciz yüklü olarak satın alındığından bahisle kabulüyle yapılan satış işlemlerinin iptali talebinde bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda taşınmazın tapu kaydına 09.12.2011 tarihinde haciz konulduğu ve taşınmazın bu tarihte şikayetçi-üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
HGK’nın 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E.-2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu sebebiyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan üçüncü kişi adına kayıtlı olan taşınmazın, borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda taşınmaz şikayetçi 3.kişi adına kayıtlı iken konulan 09.12.2011 tarihli haciz yasaya aykırı olmakla, mahkemenin bu hacze dair kararı doğru olup, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takip dosyasının incelenmesinde, taşınmazın tapu kaydına 16.08.1999 tarihinde haciz konulduğu ve bu sırada taşınmazın borçlu adına kayıtlı olduğu, temlik eden takip alacaklısı tarafından 31.07.2001 tarihinde satış istenerek, satış masrafının dosyaya yatırıldığı görülmüştür.
Buna göre haciz tarihi itibari ile yürürlükte olup olayda uygulanması gereken İİK’nın 106. maddesinde öngörülen iki yıllık yasal sürede satış istenmiş olup, dairemizin değişen içtihatlarına göre anılan maddede düzenlenen sürenin hesabında hacizden itibaren ilk satış talebinin tarihi esas alınacağından, haciz düşmemiştir.
Şu hale göre 16.08.1999 tarihli ilk haciz geçerli olup, şikayetçi-üçüncü kişi taşınmazı bu hacizle yükümlü olarak satın almış olmakla, mahkemece anılan hacze yönelik şikayetin reddi yerine onu da kapsar şekilde haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları