1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Ceza Dairesi
  4. SANIĞIN KENDİSİNE ATANAN ZORUNLU MÜDAFİİDEN HABERSİZ OLMASI – SANIĞIN YOKLUĞUNDA VERİLEN HÜKÜM – GEREKÇELİ KARARIN SANIĞA TEBLİĞİ GEREKTİĞİ

SANIĞIN KENDİSİNE ATANAN ZORUNLU MÜDAFİİDEN HABERSİZ OLMASI – SANIĞIN YOKLUĞUNDA VERİLEN HÜKÜM – GEREKÇELİ KARARIN SANIĞA TEBLİĞİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Mahkeme kararının, mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Avukat …’ün yokluğunda verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan sanığın haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle sanık …’e gerekçeli kararın T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak bildirimde bulunması gerektiği, eğer herhangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay vermediğinin kabul edileceği” açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı olarak tebligat yapıldıktan sonra gerek görülmesi halinde ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesi gerekir.

T.C.
Yargıtay
6. Ceza Dairesi
E: 2014/1704 K: 2017/449 K.T.: 27.02.2017

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR: Zorunlu müdafiliğe dair CMK’nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtilmesi karşısında; … 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2012 tarihli kararının, yargılama sırasında sanık … ile sanık … arasında menfaat çatışması olduğundan bahisle sanık …’a yeniden savunman atanmasına ve sanık …’a ihtaratlı davetiye çıkarılarak menfaat çatışması sebebiyle kendisine barodan başka bir müdafi tayin edildiğinin belirtilmesine karar verilmiş, duruşma zaptı sanığa tebliğe gönderilmiş ancak yeni bir adres belirtmeksizin taşındığı için tebligat yapılamamıştır. Mahkeme kararının, mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Avukat …’ün yokluğunda verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan sanığın haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle sanık …’e gerekçeli kararın T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak ya da bu konuda “7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunması gerektiği eğer herhangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay vermediğinin kabul edileceği” açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı olarak tebligat yapıldıktan sonra gerek görülmesi halinde ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları