1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 11. Hukuk Dairesi
  4. SANATÇI İLE SPONSOR FİRMA ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN İHLALİNDEN DOĞAN TAZMİNAT

SANATÇI İLE SPONSOR FİRMA ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN İHLALİNDEN DOĞAN TAZMİNAT

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı vekili, sözleşmede, sanatçının başka firmaların sponsor olduğu kültür sanat etkinliklerinde yer almasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını ileri sürmüş ise de “Sponsorluk yoluyla reklam” faaliyetlerinde sponsor, finansal destek sunduğu spor, macera veya kültür-sanat faaliyetleriyle adeta özdeşleşmesini ve yürütülen faaliyetler sırasında bu özdeşlikten yararlanarak sadece kendi marka, isim veya ürünlerini hedef tüketici kitlesine tanıtmayı amaçlamaktadır. Nitekim davacı, davalı ile yaptığı sözleşmeden bir gün sonra, sanatçının bağlı olduğu menajerlik firması ile yaptığı sözleşmede bu durumu öngörerek sanatçının tanıtımı için düzenlenecek üç adet konserin organizasyonu konusunda anlaşmanın yanında, sözleşmenin 4-D maddesinde yer alan “İşbu sözleşme süresince menajer, sanatçının sponsor ile aynı sektörde başka bir marka ile hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceğini kabul ve beyan eder” hükmü ile sanatçının aynı sektörde aynı sözleşme döneminde başka bir sponsor firmaya hizmet vermeyeceği konusunda da anlaşmışlardır. Buna rağmen, sanatçının 2013 yılı Ağustos ayında, sponsorluğunu başka firmanın yaptığı 5 adet konser verdiği anlaşılmaktadır. Davalının, sanatçının gıda sektöründe sadece davacı ile özdeşleşecek şekilde konserler düzenlemesini taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediği, davacıdan önce yine gıda sektöründe yer alan bir firmayla sanatçının birlikteliğine vurgu yapılan konserlerin organize edildiği, davalının  bu durumda sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunun kabulü gerektiği halde, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu sözleşmenin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2015/13183 K: 2016/7009 K.T.: 01.07.2016
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.02.2015 tarih ve 2014/941-2015/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.04.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … … … ile davalı vekili Av. … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında bağıtlanan 13.06.2013 tarihli Reklam ve Tanıtım Sözleşmesi’nin konusunun “… … “… … …” adı altında belirtilen program dahilinde … Kültür Merkezi Organizasyonunda gerçekleştirilecek olan turne ile ilgili olan …’in reklam ve tanıtım çalışması kapsamında gerçekleşecek olması ile ilgili tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi” olarak belirtildiğini, sözleşmenin 4. maddesinde davacının, 5. maddesinde ise davalının yükümlülüklerinin düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği halde davalının 25.07.2013 tarihinde elektronik posta aracılığıyla sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiğini ve birinci takside ilişkin olarak düzenlenen 118.000,00 TL tutarlı faturayı iade ettiğini bildirdiğini, davalıya sözleşmenin feshi konusunda tanınmış bir hakkın bulunmadığını, sözleşme bedeli olan 472.000,00 TL’yi ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan konserlerin iptal edilmeyip gerçekleştirildiğini, davalının da sponsorluk sıfatı dışında konserleri iptal etmek gibi bir hakkı ve yetkisi bulunmadığını, sözleşmenin 9.maddesinde ceza koşulunun düzenlendiğini, davalının haksız feshi sebebiyle davacı şirketin maddi zarar yanında kâr kaybına uğradığını ileri sürerek, 472.000,00 TL tutarındaki sözleşme bedelinin fesih tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 13.06.2013 tarihli sözleşme içeriğini ve 25.07.2013 tarihinde e-posta yoluyla sözleşmeyi feshettiklerini, feshin haklı nedene dayandığını, sözleşmenin 4.6 maddesi uyarınca konserlerin müvekkili şirket tarafından iptal edilebileceğini ve yapılan ödemelerin geri alınma hakkının bulunduğunu, davacı tarafından sözleşmeye göre düzenlenen 118.000,00 TL bedelli faturanın da yasal süresi içinde bu nedenle iade edildiğini, davacı ile kurulan sözleşme dahilinde yapılacak konserin icra edilmemesi konusunda davacıya bildirimde bulunulduğunu, buna rağmen konserlerin kendi ihtiyarlarında icra edilmesinden doğan zararların istenemeyeceğini, konserde yer alan sanatçının başka markanın tanıtım ve reklamını da yapacağı için sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, kaldı ki istemin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşme kapsamı incelendiğinde, ses sanatçısı …’ın … organizasyonunda vereceği 3 ayrı konserde davalının tanıtımını amaçlayan bir Sporsorluk Sözleşmesi olduğu, davacının anılan sözleşmedeki edimini yerine getirmek amacıyla … isimli sanatçının menajeri ile 14.06.2013 tarihinde ayrı bir sözleşme imzalandığı, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin 4.6 maddesinde her hangi bir sebepten ötürü konserlerin iptal edilmesi halinde, …’nin … tarafından iptal edilen konserler için yapılan ödemeyi geri vermekle yükümlü olduğunun belirtildiği, davalı tarafından gönderilen e-posta ile sözleşme bu maddeye dayanılarak ve tek yanlı olarak sona erdirildiği, sözleşmenin 4. maddesinde davalının koşulsuz olarak sözleşmeden dönebilme halinin düzenlenmediği, taraflar arasındaki sözleşme içeriğine göre davalı şirketin sanatçının belli bir süre ile tek sponsoru olacağı yolunda bir kayıtın bulunmadığı, sanatçının başka projelerle ilgili olarak başka firmalar ile sponsorluk ilişkisine girebileceği, bu durumun davalıya sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı vermediği, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, sözleşmeyi konu 3 adet konser gerçekleştirildiği ve bu konserlerle davalı şirketin tanıtımının yapıldığı, bu nedenle davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli istemekte haklı bulunduğu, sözleşmenin 5.2 maddesinde konserlerin gerçekleştirileceği tarihler ve ödeme tarihlerinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 14.06.2013 tarihli “Reklam ve Tanıtım Sözleşmesi” uyarınca, konserlerle ilgili doğacak tüm masrafları üstlenen davacı …, sanatçı … ile sözleşme yaparak, “… … …” adı altında üç adet konser organizasyonu yapacak, konserlere ilişkin tüm biletlerde ve tanıtım faaliyetlerinde davalı şirketin bu sloganla tanıtımı yapılacak, … ayrıca konserlerde herkesçe görülebilecek yerde stant açacak ve çeşitli aktiviteler gerçekleştirebilecektir. … ayrıca her bir konser için 100 ve 200 adet ücretsiz bileti davalı …’e verecektir. … ise üç adet konser organizasyonu için davacı …’ye 400.000 TL + KDV ödeyecektir.
Davalı …’in temsilcisi … …, davacı … yetkilisine gönderdiği 25.07.2013 tarihli e-mailde, “…’nin, sanatçı … ile … konserlerinin olmadığına ilişkin beyanına rağmen, internette “… … … Konserleri” şeklinde tanıtımların dolaştığını, sanatçı …’ın facebook sayfasında da aynı tanıtımın yer aldığını, … için yapılacak konserlerin ise sadece “… … KONSERLERİ” olarak tanıtıldığı, üstelik her iki konser programlarının da Ağustos ayı içerisinde düzenlendiği” gerekçesiyle … icra kurulunun sözleşmeyi iptal etme kararı aldığını bildirmiştir. Aynı şekilde dosyada yer alan e-mail …ışmalarından, … ile … arasındaki sözleşme görüşmeleri sırasında, … yetkilisi tarafından …’ye gönderilen 01.05.2013 tarihli e-mailde de, … – … beraberliği konusunda bilgi istenildiği, … yetkilisinin de 02.05.2013 tarihinde gönderdiği cevabi e-mailde, … – … arasında her hangi bir sponsorluk anlaşmasının bulunmadığı açıkça dile getirilmiştir.
Davacı … söz konusu sözleşme feshinin haksız, davalı … ise haklı olduğunu savunmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı …’in, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Davacı vekili her ne kadar, … ile … arasında imzalanan sözleşmede, sanatçı …’ın başka firmaların sponsor olduğu kültür sanat etkinliklerinde yer almasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını ileri sürmüş ise de “Sponsorluk yoluyla reklam” faaliyetlerinde sponsor, finansal destek sunduğu spor, macera veya kültür-sanat faaliyetleriyle adeta özdeşleşmesini ve yürütülen faaliyetler sırasında bu özdeşlikten yararlanarak sadece kendi marka, isim veya ürünlerini hedef tüketici kitlesine tanıtmayı amaçlamaktadır. Nitekim davacı … de, davalı … ile yaptığı Sözleşmeden bir gün sonra (14.06.2013 tarihinde), sanatçı …’ın bağlı olduğu menajerlik firması … A.Ş. ile yaptığı Sözleşme’de bu durumu öngörerek, …’in tanıtımı için düzenlenecek üç adet konserin organizasyonu konusunda anlaşmanın yanında, Sözleşmenin 4-D maddesinde yer alan “İşbu sözleşme süresince menajer (…), sanatçının Sponsor (…) ile aynı sektörde başka bir marka ile hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceğini kabul ve beyan eder” hükmü ile sanatçının aynı sektörde aynı sözleşme döneminde başka bir sponsor firmaya hizmet vermeyeceği konusunda da anlaşmışlardır. Buna rağmen, sanatçı …’ın 2013 yılı Ağustos ayında, sponsorluğunu … firmasının yaptığı 5 adet konser verdiği anlaşılmaktadır.
Gerek taraflar arasındaki Sözleşme ve sözleşme görüşmeleri, gerekse … ile … arasında yapılan menajerlik sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı …’nin, sanatçı …’ın gıda sektöründe sadece … ile özdeşleşecek şekilde konserler düzenlemesini taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediği, davacıdan önce yine gıda sektöründe yer alan … firmasıyla sanatçı …’ın birlikteliğine vurgu yapılan konserlerin organize edildiği, davalı …’in bu durumda sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunun kabulü gerektiği halde, Mahkemece yanılgılı değerlendime sonucu sözleşmenin … tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte yer alan gerekçelerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (1) numaralı bentte yer alan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemece verilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları