1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Ceza Dairesi
  4. SAHTE TELEFON ABONELİK SÖZLEŞMESİ DÜZENLEME – ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU’NA MUHALEFET – ÖN ÖDEME ÖNERİSİ GEREKTİREN EYLEM

SAHTE TELEFON ABONELİK SÖZLEŞMESİ DÜZENLEME – ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU’NA MUHALEFET – ÖN ÖDEME ÖNERİSİ GEREKTİREN EYLEM

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Sanığın, alt bayi olarak işlettiği işyerince, katılanlar ve müştekilerin kimlik bilgileri kullanılarak adlarına haberleri olmadan sahte telefon abonelik sözleşmeleri düzenlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nın 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve ön ödeme önerisi gerektiren sanığın eylemlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
21. Ceza Dairesi
E: 2015/27 K: 2015/508 K.T.: 29.04.2015

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen katılanlar O. K. ve A. K.’in karar başlığına mahallinde eklenmesi, E. D.’nin şikayetçi olarak yanlış yazılı sıfatının “katılan” şeklinde; hüküm fıkrasında “T. Ö.” olarak yanlış yazılı müşteki isminin “T. Ö.” şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın 1 no.lu bentte belirtilen birleşen dosya haricindeki tüm eylemlerinden dolayı yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, alt bayi olarak işlettiği işyerince, katılanlar ve müştekilerin kimlik bilgileri kullanılarak adlarına haberleri olmadan sahte telefon abonelik sözleşmeleri düzenlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “… Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ve 5. fıkrasındaki “… Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.” hükümleri ve TCK.nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve ön ödeme önerisi gerektiren sanığın eylemlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları