1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. SADAKATSİZ DAVRANAN EŞE BAĞIŞLANAN DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYALARININ TALEP EDİLEBİLECEĞİ – BAĞIŞLAMANIN GERİ ALINMASI KOŞULLARININ GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİ

SADAKATSİZ DAVRANAN EŞE BAĞIŞLANAN DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYALARININ TALEP EDİLEBİLECEĞİ – BAĞIŞLAMANIN GERİ ALINMASI KOŞULLARININ GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davadaki uyuşmazlık, düğünde davacıya bağışlanan ziynetlere ilişkin olarak bağıştan rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295/2 (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 244/2) maddesinde bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması halinde bağışlayanın bağışlama sözünü geri alabileceği ve bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bağışlamanın geri alınması talebi konusunu oluşturan ziynetlerin evlilik nedeniyle ve düğün sırasında davacıya bağışlandığı kuşkusuzdur. TMK’nın 185. maddesi hükmüne göre evlilik kurumunun taraflara yüklediği en önemli edimlerden biri eşlerin birbirlerine karşı sadakatidir. Bu yükümlülük evlilik birliğinin hukuken sona ermesine kadar devam eder. Mahkemece kesinleşen boşanma davası dikkate alınarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295/2. maddesinde düzenlenen bağışlamanın geri alınması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2014/3491 K: 2014/6080 K.T.: 12.05.2014
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2011/827-2012/646
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün değilse bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, düğünde davacıya takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından alınıp iade edilmediğini belirterek, ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, tarafların davacının sadakatsizliği nedeniyle boşandıklarını, talep edilen nitelikte ziynet eşyası takılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Düğün sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın kendisine bağışlanmış sayılır ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 285 ve devamı ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 234 ve devamı ) maddeleri hükümlerine tabi olur. Davalı koca tarafından davacı aleyhine, eşinin telefonuna cinsel içerikli mesajlar geldiği, eşine karşı güveninin sarsıldığı belirtilerek boşanma davası açılmış, Bigadiç Aile Mahkemesinin 24.12.2009 gün ve 2009/118 esas, 2009/251 karar sayılı ilamı ile davalının kusurlu davranışları sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hüküm 06.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davadaki uyuşmazlık, düğünde davacıya bağışlanan ziynetlere ilişkin olarak bağıştan rücü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295/2. ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 244 / 2 ) maddesinde bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması halinde bağışlayanın bağışlama sözünü geri alabileceği ve bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bağışlamanın geri alınması talebi konusunu oluşturan ziynetlerin evlilik nedeniyle ve düğün sırasında davacıya bağışlandığı kuşkusuzdur. TMK.nun 185. maddesi hükmüne göre evlilik kurumunun taraflara yüklediği en önemli edimlerden biri eşlerin birbirlerine karşı sadakatidir. Bu yükümlülük evlilik birliğinin hukuken sona ermesine kadar devam eder. Mahkemece kesinleşen boşanma davası dikkate alınarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295/2. maddesinde düzenlenen bağışlamanın geri alınması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları