1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. RÜCUEN TAZMİNAT DAVASI – TEREKENİN BORCA BATIK OLMASI – ÖN SORUN – YARALANAN POLİS MEMURUNA ÖDENEN TAZMİNATIN RÜCUAN TAHSİLİ

RÜCUEN TAZMİNAT DAVASI – TEREKENİN BORCA BATIK OLMASI – ÖN SORUN – YARALANAN POLİS MEMURUNA ÖDENEN TAZMİNATIN RÜCUAN TAHSİLİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dosya içeriğinden; dahili davalı N.K.’nın, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır. Medeni Yasa’nın 605/2. maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Terekenin borca batık olduğunun tespiti ayrı bir dava açılarak istenebileceği gibi, açılmış bir davada savunma olarak da ileri sürülebilir. Eldeki davada ileri sürülen terekenin borca batık olduğuna ilişkin savunmanın, ön sorun biçiminde, incelenip karara bağlanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, dahili davalının terekenin borca batık olduğu yönünde gösterdiği tüm kanıtlar toplanıp savunma doğrultusunda değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2012/13762 K: 2012/19438 K.T.: 17.12.2012
DAVA: Davacı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili tarafından, davalı H.K. aleyhine 03/02/2006 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/01/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince yaralanan polis memuruna ödenen nakdi tazminatın rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir kısmı kabul edilmiş; karar, dahili davalılar N.K. ve K.C.K. tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı H.K.’nın yargılama devam ederken 13/10/2006 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamına göre mirasçı olarak geriye eşi N.K. ile 2004 doğumlu oğlu K.C.K.’yı bıraktığı, bunun üzerine kendi adına asaleten, küçük K.C.K.’ya velayeten davaya dahil olan N.K., duruşmadaki beyanında, davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Dosya içeriğinden; dahili davalı N.K.’nın, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır. Medeni Yasa’nın 605/2. maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Terekenin borca batık olduğunun tespiti ayrı bir dava açılarak istenebileceği gibi, açılmış bir davada savunma olarak da ileri sürülebilir. Eldeki davada ileri sürülen terekenin borca batık olduğuna ilişkin savunmanın, 6100 sayılı HMK’nın 163 ve izleyen maddeleri gereğince ön sorun (hadise) biçiminde, incelenip karara bağlanması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, dahili davalının terekenin borca batık olduğu yönünde gösterdiği tüm kanıtlar toplanıp savunma doğrultusunda değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları