1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 5. Ceza Dairesi
  4. PİYADE ONBAŞI GÖREVİNİ YERİNE GETİREN SANIĞIN KAÇAK SİGARA GEÇİŞİNE GÖZ YUMMASI SONUCU PARA ALMASI – RÜŞVET ALMA SUÇU BAKIMINDAN KİME, NE ŞEKİLDE, HANGİ İŞ İÇİN, NE KADAR PARA VERİLDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ

PİYADE ONBAŞI GÖREVİNİ YERİNE GETİREN SANIĞIN KAÇAK SİGARA GEÇİŞİNE GÖZ YUMMASI SONUCU PARA ALMASI – RÜŞVET ALMA SUÇU BAKIMINDAN KİME, NE ŞEKİLDE, HANGİ İŞ İÇİN, NE KADAR PARA VERİLDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Rüşvet suçlarına konu paraların suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK 252/3 anlamında kamu görevlisine görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından, sanık hakkında suç tarihi olan 2008 yılı Mayıs ayı itibarıyla Kaçakçılık Yasası’na muhalefet suçuna ilişkin olarak açılmış bir soruşturma ve dava olup olmadığının tespitiyle varsa bu evrak ile rüşvet alma suçundan dolayı Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görülen kamu davasının akıbetinin araştırılmasından hüküm verilmişse onaylı örneklerinin bu dosya içine alınmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi için kime, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para verildiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
E: 2013/14321 K: 2015/17786 K.T.: 24.12.2015
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kırıkhan 2’nci Hd.Tb.2.Bl. Komutanlığı emrinde görevli piyade onbaşı M.N.’nin, 2008 yılı Mayıs ayı içinde A.T.’den Suriye sınırından Türkiye’ye iki ayrı tarihte geçirdiği 30 çuval kaçak sigara geçişine göz yumması karşılığında sanıktan 800 TL aldığı şeklinde gerçekleştiği belirtilen eylem nedeniyle sanık hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
5237 sayılı TCK’nın 6352 sayılı Yasa değişikliği öncesinde rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde “rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, bu durumda diğer koşulların varlığı halinde görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı anlaşılmakla,
Rüşvet suçlarına konu paraların suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 252/3. maddesi anlamında kamu görevlisine görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından, sanık hakkında suç tarihi olan 2008 yılı Mayıs ayı itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılık Yasasına muhalefet suçuna ilişkin olarak açılmış bir soruşturma ve dava olup olmadığının tespitiyle varsa bu evrak ile M.N. hakkında rüşvet alma suçundan dolayı Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görülen 2009/1108 (2011/184) Esas sayılı kamu davasının akıbetinin araştırılmasından, hüküm verilmişse onaylı örneklerinin bu dosya içine alınmasından sonra, bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi için kime, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para verildiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık A.T.’nin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde birden fazla rüşvet verme suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları