1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 18. Hukuk Dairesi
  4. PARTİ MERKEZ KURULU KARARI İLE PARTİ ÜYESİNİN İHRACI – İHRACIN İPTALİ İSTEMİ – PARTİYE İTİRAZ

PARTİ MERKEZ KURULU KARARI İLE PARTİ ÜYESİNİN İHRACI – İHRACIN İPTALİ İSTEMİ – PARTİYE İTİRAZ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesinin, alınan kararların kanuna, parti tüzüğüne usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğinde son karara karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Asliye hukuk mahkemesince şekil ve usul açısından yapılan inceleme sonucu verilen karar kesin olup, temyiz edilebilir nitelikte olmadığından davalı tarafın temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
E: 2015/20835 K: 2016/9563 K.T.: 14.06.2016
Dava dilekçesinde, davacının davalı parti üyeliğinden kesin çıkarılmasına ilişkin Merkez Disiplin Kurulunun 25.08.2015 tarih ve 2015/7 numaralı kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 57. maddesinde; hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesinin, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevk eden organ veya merci veya disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararların kanuna, parti tüzüğüne ve iç yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğinde son karara karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebileceği, mahkemenin bu itirazları, diğer işlerden önce ve en geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlayacağı ve bu kararın kesin olduğu hükmü yer almaktadır.
Yukarıda gösterilen yasal düzenleme ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında, asliye hukuk mahkemesince şekil ve usul açısından yapılan inceleme sonucu verilen karar kesin olup, temyiz edilebilir nitelikte olmadığından davalı tarafın temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları