1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 2. Hukuk Dairesi
  4. ÖZÜRLÜ VE MUHTAÇLIK HALİ OLAN KİŞİNİN NAFAKADAN SORUMLU TUTULAMAYACAĞI

ÖZÜRLÜ VE MUHTAÇLIK HALİ OLAN KİŞİNİN NAFAKADAN SORUMLU TUTULAMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalının, 65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte %70 oranında özürlü olduğu, bu sebeple 2022 sayılı yasaya göre kendisine sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu yasaya göre aylık bağlanmasını gerektiren koşullar ortadan kalkmadıkça, davalının muhtaçlık hali devam ediyor demektir. Böyle bir durumda davalının yoksulluk nafakası ile yükümlü tutulamayacağı gözetilmeden, davacı yararına yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2013/10036 K: 2013/23648 K.T.: 21.10.2013
DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: 1- Dava, 16.11.2012 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılması zorunludur (md. 137/1). Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (md. 137/2). Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (md. 138). Şu halde, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün ise de, bu yönlerden yapılan inceleme tamamlandıktan sonra ön inceleme için duruşma günü tebliğ edilip, taraflara bildirmesi usulen zorunludur. Çünkü tahkikat, tarafların ön inceleme duruşmasında anlaşamadıkları hususlar esas alınarak yürütülecektir (md. 140/3). Bu bakımdan mahkemenin ön incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verip, tarafların anlaşamadıkları hususları tespit etmeden doğrudan tahkikat aşamasına geçmesi usule aykırıdır. Ne var ki, usulü muhakemeye muhalefetten dolayı bir hükmün bozulabilmesi için de, usule ilişkin bu kusur ve hatanın hükmü değiştirecek nitelikte bulunması gerekir (HUMK md. 428/son). Ön incelemede çözümü gereken usulü bir sorun taraflarca ileri sürülmediği ve mahkemece de böyle bir sorun tespit edilmediğine göre, ön inceleme duruşması yapılmaksızın tahkikata geçilmiş olması, tek başına bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3- Davalının, 65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte %70 oranında özürlü olduğu, bu sebeple 2022 sayılı Yasaya göre kendisine sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu yasaya göre aylık bağlanmasını gerektiren koşullar ortadan kalkmadıkça, davalının muhtaçlık hali devam ediyor demektir. Böyle bir durumda davalının yoksulluk nafakası ile yükümlü tutulamayacağı gözetilmeden, davacı yararına yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları