1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 2. Hukuk Dairesi
  4. ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA DOĞRUDAN TAHKİKATA GEÇİLMESİ – TARAFLARIN DİLEKÇELERİNDE DAYANDIKLARI ANCAK HENÜZ SUNMADIKLARI DELİLLERİN SUNULMASI İÇİN KESİN SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ – TENSİP İLE VERİLEN SÜRENİN SONUÇ DOĞURMAYACAĞI

ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA DOĞRUDAN TAHKİKATA GEÇİLMESİ – TARAFLARIN DİLEKÇELERİNDE DAYANDIKLARI ANCAK HENÜZ SUNMADIKLARI DELİLLERİN SUNULMASI İÇİN KESİN SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ – TENSİP İLE VERİLEN SÜRENİN SONUÇ DOĞURMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Tahkikat, ön incelemede saptanan çekişmeli hususlar üzerinden yürütüleceğine göre, bu tespit yapılmadan tarafların dilekçelerinde gösterdikleri tanık delili ile ilgili isim ve adreslerini gösteren ve hangi tanığı hangi vakıa için dinletmek istediklerini belirten liste vermeleri beklenemez. Esasen delil tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için gösterilir. O halde, ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki çekişmeli hususların tespit edilmesi ve tahkikatın çekişmeli hususlar esas alınarak yürütülmesi asıldır. Mahkemece, ön inceleme duruşmasında çekişmeli esaslar tespit edilmemiş, doğrudan tahkikata geçilmiştir. Böyle bir durumda, mahkemece tarafların dilekçelerinde dayandıkları ancak henüz sunmadıkları delilleri sunmaları için kesin süre verilmelidir. Daha önce tensiple verilmiş olan süre sonuç doğurmaz. Mahkemece davacı vekiline, gösterdikleri tanıkların adı ve soyadı ile adreslerini, hangi tanığın hangi vakıaya ilişkin olduğunu içeren dilekçe vermesi için mehil verilmeden davanın neticeye bağlanması doğru bulunmadığından ilgili karar bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2012/9119 K: 2012/29279 K.T.: 05.12.2012
Dava, 25.11.2011 tarihinde ikame edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, dayandığı vakıaları; davalı da, cevap dilekçesinde savunmasının dayanağı olarak ileri sürülen vakıaları hangi delillerle ispat edeceklerini göstermişlerdir. Davacı, cevaba cevap dilekçesinde yazılı delillerini ibraz etmiş, tanıkların isim ve adreslerini gösteren listeyi ise “Hukuk Muhakemeleri Kanunun 140’ıncı maddesi gereğince ön inceleme duruşmasından sonra verilecek iki haftalık müddet zarfında vereceklerini” bildirmiştir. Mahkemece 24.01.2012 tarihinde ön incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiş, ön inceleme için duruşma günü tespit edilmiş ve bu duruşma günü taraflara bildirilmiştir. Buraya kadar yürütülen işlemler yasal düzenlemeye uygundur.
Taraf vekilleri, 14.02.2012 tarihli “ön inceleme” duruşmasına gelmişler, bu oturumda ön incelemeden beklenen amaca uygun olarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlarla ilgili bir tespit yapılmadan, doğrudan tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilerek bu husus tefhim edilip yargılamaya devam olunmuş, “28.11.2011 tarihli tensip tutanağıyla tanınan ihtarlı kesin sürelere uyulmadığı ve tanık da bildirilmediği” gerekçe gösterilerek aynı oturumda dava reddedilmiştir.
Tahkikat, ön incelemede saptanan çekişmeli hususlar üzerinden yürütüleceğine (HMK m. 140/3) göre, bu tespit yapılmadan tarafların dilekçelerinde gösterdikleri tanık delili ile ilgili “isim ve adreslerini gösteren ve hangi tanığı hangi vakıa için dinletmek istediklerini” belirten liste vermeleri beklenemez. Esasen delil tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için gösterilir (HMK m. 187/1). O halde ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki çekişmeli hususların tespit edilmesi ve tahkikatın çekilmeli hususlar esas alınarak yürütülmesi asıldır. Mahkemece, ön inceleme duruşmasında çekişmeli esaslar tespit edilmemiş, doğrudan tahkikata geçilmiştir. Böyle bir durumda mahkemece tarafların dilekçelerinde dayandıkları, ancak henüz sunmadıkları delilleri sunmaları için kesin süre verilmelidir (HMK m. 140/5). Daha önce tensiple verilmiş olan süre sonuç doğurmaz. Mahkemece davacı vekiline, gösterdikleri tanıkların adı ve soyadı ile adreslerini, hangi tanığın hangi vakıaya ilişkin olduğunu içeren dilekçe vermesi için mehil verilmeden davanın neticeye bağlanması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.12.2012

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları