1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. ÖN İNCELEME AŞAMASINA GEÇİLMEDEN DAVANIN KARARA BAĞLANMASININ HUKUKİ DİNLENİLME HAKKINA AYKIRILIK OLUŞTURDUĞU – YARGILAMA KESİTLERİ VE USUL HÜKÜMLERİ UYGULANMADAN DOSYA ÜZERİNDEN KARAR VERİLEMEYECEĞİ

ÖN İNCELEME AŞAMASINA GEÇİLMEDEN DAVANIN KARARA BAĞLANMASININ HUKUKİ DİNLENİLME HAKKINA AYKIRILIK OLUŞTURDUĞU – YARGILAMA KESİTLERİ VE USUL HÜKÜMLERİ UYGULANMADAN DOSYA ÜZERİNDEN KARAR VERİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: HMK’da dilekçelerin değişimi aşaması tamamlandıktan sonra, ön inceleme ve ön inceleme duruşmasının yapılması gerekir. Ön inceleme aşaması tamamlamadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez. Mahkemece ön inceleme aşamasına geçilmeden karar verilmiştir. Yargılama kesitlerine uyulmaması; kanunda bunlara sonuç bağlanan hukuki işlemleri ilgili tarafın yapamamasına, bu da tarafın hukuki dinlenilme hakkına aykırılığa neden olabilir. Ön inceleme aşamasına geçilmeden davanın karara bağlanması; en azından davacının gerektiğinde davasını serbestçe değiştirme hakkını kullanamaması sonucunu doğurmuştur. Bu durumda yargılama kesitleriyle ilgili usul hükümleri uygulanmadan mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılıp kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2014/25421 K: 2016/5600 K.T.: 28.03.2016

… ile … aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair …. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nden verilen 16.08.2013 gün ve 190/708 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz ve araç sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağının davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, protokolde mal paylaşımının yapıldığı belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ön inceleme duruşması yapılmadan, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, aracın ilk boşanma davasından sonra alındığı, taşınmazın ilk evlilik sırasında alındığı, ilk boşanma davasınn anlaşmalı boşanma davası olduğu, protokol hükümlerinde mal rejiminden kaynaklanan taleplerinden vazgeçtiğinden kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar ilk olarak 11.03.2008 tarihinde evlenmiş, 08.10.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne dair hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlar; ikinci olarak, 13.05.2011 tarihinde evlenmiş, 23.09.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne dair hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Tasfiyeye konu taşınmaz eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 05.08.2010 tarihinde ilk evlilik döneminde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir; tasfiyeye konu araç ise, ilk boşanma dava tarihinden sonra 25.11.2010 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiş, kredi ödemeleri ikinci evlilik döneminde de devam etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime dair hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 12.03.2013 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesinin davalıya 20.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 10.5.2013 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve davacıya da cevap dilekçesinin 28.5.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 11.06.2013 tarihinde cevaba cevap dilekçesi verdiği ve davalıya da cevaba cevap dilekçesinin 18.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, ön inceleme (HMK m.137) ve ön inceleme duruşması (HMK m. 140) yapılmadan dosya üzerinden verilen 16.8.2013 tarihinde kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 137. maddesinde ön incelemenin kapsamı, HMK’nın 138. maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, HMK’nın 139. maddesinde ön inceleme duruşmasına davet, HMK’nın 140. maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın ön incelemenin kapsamı başlıklı 137. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138. madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulh veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’da dilekçelerin değişimi aşaması tamamlandıktan sonra (HMK m. 126-136), ön inceleme ve ön inceleme duruşmasının yapılması gerekir (HMK m. 137-142). Ön inceleme aşaması tamamlamadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez (HMK m. 137/1-2). Mahkemece ön inceleme aşamasına geçilmeden karar verilmiştir. Yargılama kesitlerine uyulmaması; Kanun’da bunlara sonuç bağlanan hukuki işlemleri ilgili tarafın yapamamasına, bu da tarafın hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırılığa neden olabilir. Ön inceleme aşamasına geçilmeden davanın karara bağlanması; en azından davacının gerektiğinde davasını serbestçe değiştirme hakkını (HMK m. 141.) kullanamaması sonucunu doğurmuştur. Bu durumda yargılama kesitleriyle ilgili usul hükümleri uygulanmadan mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılıp kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları