1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. OĞULLARININ AKIL HASTALIĞINI SAKLAYARAK EVLİLİĞE NEDEN OLMA – HAKSIZ FİİLE DAYALI MANEVİ TAZMİNAT – MANEVİ TAZMİNATIN ALT DÜZEYDE TAKDİRİ

OĞULLARININ AKIL HASTALIĞINI SAKLAYARAK EVLİLİĞE NEDEN OLMA – HAKSIZ FİİLE DAYALI MANEVİ TAZMİNAT – MANEVİ TAZMİNATIN ALT DÜZEYDE TAKDİRİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, Oğullarının akıl hastalığını saklayarak evliliğe neden olmadan kaynaklı manevi tazminat davasıdır. Dava konusu olayda; olay tarihi, olayın gelişimi, yaralanma derecesi nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2014/7134 K: 2015/2786 K.T.: 10.03.2015
DAVA: Davacı M.K. vekili tarafından, davalılar N.K. ve diğerleri aleyhine 17.07.2012 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar N.Y. ve N.K. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 05.12.2013 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar S.K. ve B.K. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar B.K. ve S.K.’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalılar B.K. ve S.K.’nın diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, haksız fiil nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın davalılar B.K. ve S.K. yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar B.K. ve S.K. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı eski eski eşi ile evliliğinin, eski eşin akıl hastası olması sebebiyle mutlak butlanla iptaline karar verildiğini, davalıların evlilik öncesi eski eşin bu durumunu kendisinden gizlediklerini, nişanlılık döneminde farklı yerlerde olmaları sebebiyle bu durumu fark edemediğini, davalıların kendisini kandırarak evlenmesine neden olduğunu, sonra da iptal ettirdiklerini, ayrıca evlilik sürecinde davalılardan eşinin anne ve babası olan Bedriye ve Sadettin’in kendisine kötü davrandığını belirterek davalılardan manevi tazminat istemiştir.
Davalılar; davacının reşit iken evlendiğini, durumu bildiğini, kötü davranışlarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılardan S. ve B.K.’nın oğullarının akıl hastalığını saklayarak evliliğe neden oldukları ve evlilik sürecinde de davacıya kötü muamelede bulundukları, şiddet uyguladıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden bir miktar manevi tazminata, diğer davalılar ve talepler yönünden ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; olay tarihi, olayın gelişimi, yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalılar B.K. ve S.K.’nın öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen sebeple reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları