1. Anasayfa
  2. Danıştay
  3. 12. Daire
  4. ÖĞRETMENİN MAAŞININ EKSİK HESAPLANMASINA İLİŞKİN TALEBİ – ARALARINDA SEBEP SONUÇ İLİŞKİSİ OLAN İDARİ İŞLEMLERİN TEK BİR DİLEKÇE İLE DAVA KONUSU EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLDUĞU

ÖĞRETMENİN MAAŞININ EKSİK HESAPLANMASINA İLİŞKİN TALEBİ – ARALARINDA SEBEP SONUÇ İLİŞKİSİ OLAN İDARİ İŞLEMLERİN TEK BİR DİLEKÇE İLE DAVA KONUSU EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLDUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacının öğretmen olarak görev yapmakta iken 23.01.2011-01.07.2011 tarihleri arasında aylıksız izin kullandığı, 30.06.2011 tarihinde aldığı sağlık raporu nedeniyle aylıksız izninin bittiği tarihte görevine başlamadığı, hastalık izninin 28.07.2011 tarihli Valilik oluru ile resen aylıksız izne çevrildiği, hastalık izninin bitiminde göreve başladığı 11.07.2011 tarihinden itibaren hesaplanan aylığının kendisine ödenmesi üzerine 19.07.2011 tarihli dilekçesi ile aylıksız izninin bittiği tarihten itibaren aylığa hak kazandığını öne sürerek aylığının yeniden hesaplanmasını istediği, aylıksız izninin rapor süresi kadar uzatıldığı belirtilerek 28.07.2011 tarihli dava konusu işlemle bu başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının 2011 yılı Temmuz ayı maaşının eksik ödenmesi, raporlu olduğu süreyi kapsayacak şekilde ücretsiz izninin idarece resen uzatılmasına ilişkin işlemden kaynaklandığından dava konusu işlemler arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğu açıktır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan iki ayrı idari işlemin tek bir dilekçe ile dava konusu edilmesi mümkün olduğu halde aksi bir yaklaşımla dava dilekçesinin reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilmelidir.
T.C.
Danıştay 12. Dairesi
E: 2012/4577 K: 2012/5649 K.T.: 03.10.2012
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay Başsavcılığı
İstemin Özeti :Batman İdare Mahkemesi’nce verilen 05.01.2012 günlü, E:2011/5181, K:2012/5 sayılı kararın, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Başsavcısı Düşüncesi: Batman İli, Sason İlçesi, Halk Eğitim Merkezi’nde öğretmen olarak görev yapan davacının, 2011 yılı Temmuz ayı maaşının eksik hesaplandığından bahisle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 01.08.2011 tarih ve 2282 sayılı işlem ile aylıksız izin süresinin uzatılmasına ilişkin 28.07.2011 tarih ve 22881 sayılı işlemin iptali, aylığın eksik ödenen kısmının tazmini istemiyle açtığı davaya ilişkin dilekçenin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5’inci maddesine uygun bulunmadığından bahisle, aynı Kanun’un 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendi gereğince reddi yolundaki, Batman İdare Mahkemesi’nin 05.01.2012 gün ve E:2011/5181, K:2012/5 sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek kanun yararına bozulmasını istemesi üzerine, konu incelendi:
2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “Kanun yararına bozma” başlıklı 51′ inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay’ca ilk derece mahkemesi olarak verilip, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temiz olunabileceği; temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda açıklanan yasa hükmünde bir kararın kanun yararına temyiz edilebilmesi için aranan temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olması koşulu, aynı zamanda, anılan kararın temyize tabi karar olmasını da gerektirmektedir. Temyize tabi olmamalarına karşın, madde metninde, bölge idare mahkemelerinin kararlarına karşı da kanun yararına temyiz yolunun açılmış bulunması, bizim bu görüşümüzü doğrulamaktadır.
Hukuki durum bu olmakla birlikte; kanun yararına temyiz müessesesinin hukuka aykırı yargı kararıyla bozulan Hukuk Düzeninin onarılması ve Ülke’dehukuk ve uygulama birliğinin sağlanması amacı gözönünde bulundurulduğunda, idari yargı yerlerinin temyize tabi olmayan nihai kararlarının yürürlükteki hukuka aykırı sonuçlar ifade etmeleri durumunda bu kararlara karşı da kanun yararına temyiz başvurusunda bulunulmasında zorunluluk olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu bakımdan;Batman İdare Mahkemesi’nce 2577 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendi uyarınca verilen ve aynı maddenin 4’üncü fıkrasına göre kanun yolu kapalı bulunan kararının 51’inci madde uyarınca incelenmesine geçildi:
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5’inci maddesinin 1’inci bendinde yer alan; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi ve hukuki bakımdan bağlılık varsa, aynı şahsı ilgilendiren birden fazla işlem aleyhine bir dilekçe ile dava açılabileceğine ilişkinhükümde, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural olmakla beraber, aralarında maddi, hukuki bağlılık ve sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden ziyade işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi de mümkündür. Düzenlemenin amacı; aynı yargı yerinin görevine giren ve çözümleri ayrı emek gerektirmeyen idari uyuşmazlıkların aynı dosyada görülmeleri sağlanarak, gereksiz zaman ve emek israfı ile masrafın önlenmesi ve farklı kararların verilebilmesi olasılığının ortadan kaldırılmasıdır.
Davanın konusunu, 23.01.2011-01.07.2011 tarihleri arasında aylıksız izne ayrılan davacının, 30.06.2011 tarihinde aldığı sağlık raporunda öngörülen hastalık izninin idarece resen aylıksız izne çevrilmesine ilişkin 28.07.2011 tarihli işlemle, Temmuz ayı maaşının eksik hesaplandığından bahisle yapılan başvurunun reddine ilişkin01.08.2011 tarihli işleminin iptali istekleri oluşturmaktadır.
İptali istenilen idari işlemlerden ikincisinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi, davacının almış olduğu sağlık raporunun aylıksız izin süresine dahil olup olmadığı yolunda olan ve ilk işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümüne bağlı bulunmaktadır. Dolayısıyla, yukarıda sözü edilen 5’inci maddenin ilk fıkrasında, birden fazla idari işleme karşı aynı dilekçeyle dava açılabilmesi için aranan sebep-sonuç ilişkisinin varlığı koşulunun, olayda, dava konusu edilen bu iki işlem arasında gerçekleşmiş olduğu açıktır. Durum böyleyken; İdare Mahkemesince, aksine bir anlayışla, dava dilekçesinin reddine karar verilmesi yürürlükteki hukuka açık aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Batman İdare Mahkemesi’nin, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç ifade eden 05.01.2012 gün ve E:2011/5181, K:2012/5 sayılıkararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51’incimaddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “Kanun yararına bozma” başlıklı 51’inci maddesinde, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin kanun yararına bozulabileceğine işaret edilmiştir. Bu hükme göre bir kararın kanun yararına bozulabilmesi içinbu karara karşı temyiz veya itiraz yolunun bulunması ve bu yol kullanılmaksızın kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir. İdare ve vergi mahkemelerince verilen dilekçe ret kararlarının temyiz ve itiraza tabi olmamaları nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 51’inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulamayacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Başkan Ahmet Çetin Zöngür ve Üye Erkan Cantekin’in “Temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olan kararların 2577 sayılı Yasanın 51’inci maddesi uyarınca kanun yararına temyiz olunabileceği, dilekçe retkararlarının temyiz ve itiraza tabi olmamaları nedeniyle kanun yararına temyizinin mümkün olmadığı” yolundaki karşı oylarına karşın, oyçokluğu ile dilekçe ret kararlarının kanun yararına temyiz olunabileceği sonucuna varılarak işin esası incelendi:
Dava; Batman İli, Sason İlçesi, Halk Eğitim Merkezi’nde öğretmen olarak görev yapan davacının, 2011 yılı Temmuz ayı aylığının eksik hesaplandığından bahisle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 01.08.2011 tarih ve 2282 sayılı işlem ile aylıksız izin süresinin uzatılmasına ilişkin 28.07.2011 tarih ve 22881 sayılı işlemin iptali, aylığının eksik ödenen kısmının tazmini istemiyle açılmıştır.
Batman İdare Mahkemesi’nce verilen 05.01.2012 günlü, E:2011/5181, K:2012/5 sayılı kararla; konusu ve tesis eden idareleri farklı olan idari işlemlere karşı aynı dilekçe ile dava açıldığının görüldüğü, Sandıklı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 01.08.2011 tarihli işlemine karşı ayrı; aylıksız izin süresinin uzatılmasına ilişkin Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 28.07.2011 tarihli işlemine karşı ayrı olarak düzenlenecek dilekçelerle dava açılması gerektiği, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyledilekçenin reddine hükmedilmiştir.
Danıştay Başsavcısı, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5’inci maddesine uygun olduğunu belirterek anılan kararın kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin 1. bendinde; “Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak aralarında maddi ve hukuki bakımdan bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacının Afyonkarahisar İli, Sandıklı İlçesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 23.01.2011-01.07.2011 tarihleri arasında aylıksız izin kullandığı, 30.06.2011 tarihinde aldığı sağlık raporu nedeniyle aylıksız izninin bittiği tarihte görevine başlamadığı, hastalık izninin 28.07.2011 tarihli Valilik oluru ile resen aylıksız izne çevrildiği, hastalık izninin bitiminde göreve başladığı 11.07.2011 tarihinden itibarenhesaplanan aylığının kendisine ödenmesi üzerine 19.07.2011 tarihli dilekçesi ile aylıksız izninin bittiği tarihten itibaren aylığa hak kazandığını öne sürerek aylığının yeniden hesaplanmasını istediği, aylıksız izninin rapor süresi kadar uzatıldığı belirtilerek 28.07.2011 tarihli dava konusu işlemle bu başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 2011 yılı Temmuz ayı maaşının eksik ödenmesi,raporlu olduğu süreyi kapsayacak şekilde ücretsiz izninin idarece resen uzatılmasına ilişkin işlemden kaynaklandığından dava konusu işlemler arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğu açıktır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan iki ayrı idari işlemin tek bir dilekçe ile dava konusu edilmesi mümkün olduğu halde aksi bir yaklaşımla dava dilekçesinin reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne, Batman İdare Mahkemesi’nin 05.01.2012 gün ve E:2011/5181, K:2012/5 sayılı kararının kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Milli Eğitim Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığı’na gönderilmesine ve Resmi Gazete’de yayımlanmasına, 03/10/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları