1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 18. Hukuk Dairesi
  4. NÜFUS KÜTÜĞÜNDE YER ALAN ANNE ADININ DÜZELTİLMESİ – RESMİ SİCİL VE KÜTÜKLERİN BELGELEDİKLERİ OLGULARIN DOĞRULUĞUNA KANIT OLUŞTURDUKLARI – RESMİ BELGELERİN AKSİNİN HER TÜRLÜ DELİLLE KANITLANABİLECEĞİ

NÜFUS KÜTÜĞÜNDE YER ALAN ANNE ADININ DÜZELTİLMESİ – RESMİ SİCİL VE KÜTÜKLERİN BELGELEDİKLERİ OLGULARIN DOĞRULUĞUNA KANIT OLUŞTURDUKLARI – RESMİ BELGELERİN AKSİNİN HER TÜRLÜ DELİLLE KANITLANABİLECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Türk Medeni Kanunu’nun 7. maddesine göre resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde anne adının doğum tutanağına ve nüfus kütüğüne yanlış yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. Bu tür davalarda davaya konu iddianın ispatı yukarıda da belirtildiği gibi herhangi bir şekle bağlı olmayıp her türlü delille mümkündür. Mahkemece gerek görüldüğü takdirde davacı vekilinin gösterdiği tanıklar da dinlenip tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
T.C.
Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
E: 2011/5271 K: 2011/7155 K.T.: 14.06.2011
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının annesinin nüfus kaydında “Polat İkar” olan adının “Paulette Icard” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin annesinin isminin Paulette Icard olarak tanınıp bilindiğini buna rağmen Konak ilçesindeki nüfus kütüğünde anne adının Polat İkar olarak kayıt edildiğini ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının dava dilekçesinde delillerini gösterdiği, bu deliller arasında Paulette Icard’a ait Fransa’nın İzmir Konsolosluğundan onaylı ikamet belgesi fotokopisinin sunulduğu ve ayrıca davasını tanıkla da ispat edeceğini bildirdiği 07.12.2010 tarihli Buca Vaftizci Yahya Katolik Kilisesinden verilen doğum ve vaftiz belgesinde davacının annesinin adının Paulette Icard olarak belirtildiği, davacı vekilinin 24.09.2010 günü mahkemeye sunduğu delil ve tanık listesindeki tanıklarının da dinlenmediği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 7. maddesine göre resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde anne adının doğum tutanağına ve nüfus kütüğüne yanlış yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. Bu tür davalarda davaya konu iddianın ispatı yukarda da belirtildiği gibi herhangi bir şekle bağlı olmayıp her türlü delille mümkündür. Mahkemece gerek görüldüğü takdirde davacı vekilinin gösterdiği tanıklar da dinlenip tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükümün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları