1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. MUVAAZALI SATIŞA İLİŞKİN TASARRUFUN İPTALİ İSTEMİ – BOŞANMA DAVASI VE KATKI PAYI DAVASI DEVAM EDERKEN EŞİN KENDİSİNE AİT TAŞINMAZI  MUVAAZALI OLARAK BAŞKASINA DEVRETMESİ

MUVAAZALI SATIŞA İLİŞKİN TASARRUFUN İPTALİ İSTEMİ – BOŞANMA DAVASI VE KATKI PAYI DAVASI DEVAM EDERKEN EŞİN KENDİSİNE AİT TAŞINMAZI  MUVAAZALI OLARAK BAŞKASINA DEVRETMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup, davacının oluşacak tazminat ve katılma alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Bu durumda davanın BK 19. maddesi uyarınca açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, İİK’nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan bir dava olmadığından davada icra takibi ve aciz vesikası ibrazı zorunlu olmadığından mahkemece davacının dayandığı dava dosyasının sonucunun beklenilmesi, ondan sonra tarafların tüm delillerinin toplanması ve hasıl oalcak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.  

T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2016/3265 K: 2016/3119 K.T.: 14.03.2016

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan davalı …….. ile aralarındaki boşanma davası ve edinilmiş mallara katkı payı davası sonucunda verilecek karar sonucunda doğacak alacaklardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları kardeşi olan diğer davalı Tuncay’a, muvazaalı olarak satışına ilişkin tasarrufların iptali ile kendilerine cebri icra yapma yetkisi verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece kesinleşmiş bir alacak ve ibraz edilmiş bir aciz vesikasının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası ve edinilmiş mallara katkı payı davası devam ederken, davalı kocanın kendisine ait taşınmazları sözü edilen davalar sonucunda meydana gelecek borçlardan kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek dava açmıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 19.maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davada davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup, davacının oluşacak tazminat ve katılma alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Somut olayda da boşanma davası sonucu

davacı lehine tazminata hükmedilmiş olup karar henüz kesinleşmemiştir. Bu durumda davanın BK. 19. maddesi uyarınca açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan bir dava olmadığından davada icra takibi ve aciz vesikası ibrazı zorunlu olmadığından mahkemece davacının dayandığı dava dosyasının sonucunun beklenilmesi, ondan sonra tarafların tüm delillerinin toplanması ve hasıl oalcak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları